KIZ ARKADAS, bayan arkadas, arkadaslik, kiz msn adresleri

Geri git   KIZ ARKADAS, bayan arkadas, arkadaslik, kiz msn adresleri > GENEL > KIZ ARKADAŞ FORUMU > Chat


Kastamonunun ilçeleri hangileri kastamonunun ilçeleri neler ilçesi Chat

KIZ ARKADAŞ BULMA SİTESİNE HOŞGELDİNİZ!

ÖNEMLİ UYARI

KIZ ARKADAŞ SİTESİ SEVİYELİ BİR ARKADAŞLIK SİTESİDİR. TÜRK AİLE VE AHLAK YAPISINA UYGUN OLMAYAN MESAJLAR YAZMAK, FOTOĞRAFLAR PAYLAŞMAK, SEKS VB. KONULAR İÇEREN BAŞLIKLAR AÇMAK, CEP TELEFONU PAYLAŞMAK YASAKTIR! TESPİT EDİLEN MESAJLAR VE ÜYELER TEK TEK SİLİNMEKTEDİR.



Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1 (permalink)  
Alt 12-08-2010, 01:38 AM
Senior Member
 
Üyelik tarihi: Aug 2009
Yaş: 26
Mesajlar: 68.487
Exclamation Kastamonunun ilçeleri hangileri kastamonunun ilçeleri neler ilçesi


kizarkadas.gen.tr - sohbet ve chat haberleri

Kastamonunun ilçeleri hangileri kastamonunun ilçeleri neler ilçesi

Kastamonunun ilçeleri hangisidir kastamonuda bulunan ilçeler nelerdir kastamonuda kaç ilçe vardır kastamonu ilçesi



Kastamonu ilinin ilçeleri; Abana, Ağlı, Araç, Azdavay, Bozkurt, Cide, Çatalzeytin, Daday, Devrekani, Doğanyurt, Hanönü, İhsangazi, İnebolu, Küre, Pınarbaşı, Seydiler, Şenpazar, Taşköprü ve Tosya’dır.

Abana, Kastamonu ilinin Karadeniz kıyısındaki bir ilçesi ve aynı ilçenin merkezi kasabadır. Kastamonu’nun deniz Karadeniz kıyısındaki beş ilçesinden biri olan Abana, ilin en fazla turist çeken ilçesidir. Abana kasabasının 3,000 kişi olan kış nüfusu yaz aylarında 15-20 bini bulur. Yaklaşık 6 km uzunluğundaki kumsalları ve yemyeşil doğası ile bölgenin önemli bir turizm merkezidir. Kastamonu’ya 98 km. uzaklıktaki Abana’da konaklama için çeşitli seçenekler mevcuttur. Kamp alanlarından ve konaklama tesislerinden yararlananılabilir. Tatil köyü,kiralık ev, pansiyon ve otel tipi tesislerde de uygun fiyatlara kalmak mümkündür. Son yılların gözde sporu trekking için çok sayıda parkur bulunmaktadır. Özellikle dağ içindeki yürüyüş alanı çok tercih edilmektedir. Denize girmek için en uygun plajlar bulunmaktadır. Abana’da denize girmek için en uygun dönem Temmuz ve Ağustos aylarıdır. Temmuz aylarının son haftasında düzenlenen Deniz Şenlikleri 3 gün sürer.Bu şenliklerde kültürel ve sanatsal bir çok faaliyet yer alır. Gece hayatınında işlek olduğu bu şirin kentte çok sayıda bar, çay bahçesi, cafe bulunmaktadır. Şenlikler boyunca çok sayıda ünlü sanatçı ilçeyi ziyaret eder. Deniz ile dağ arasında sadece 100 metre olması nedeniyle çok temiz hava hakimdir. İlçeyi bir ucdan diğer uca geçmek on dakika sürmektedir.Nüfusu merkez 3200 dür.İlçede yapılabilecek etkinlikler: Hacıveli Kanyonunda Yürüyüş Harmason bölgesindeki 500 yıllık Anıt Çınarları Ziyatret Hacıveliden Gün batımı izlenmesi Bakacak Tepesine Çıkış Kulaklı makarna ve Kaşık Helvası tadımı Limanda güneşin doğuşu Tekne Turu ile Ginolu Koyu. Köyler: Akçam o Altıkulaç o Çampınar o Denizbükü o Elmaçukuru o Göynükler o Kadıyusuf o Yakabaşı o Yemeni o Yeşilyuva

Ağlı, Kastamonu ilinin bir ilçesidir. Elimizde kesin deliller olmamakla beraber, Ağlının tarihi İlk Çağın derinliklerine kadar inmektedir. Bu devirlere ait buluntular çeşitli uygarlıkların bu topraklar üzerinde gelip geçtiğini göstermektedir. Özellikle M.Ö. 1100- 700 yılları arasında Kastamonu ve çevresinde Paflagonyalıların Egemenlik kurdukları bilinmektedir. Paflagonyalılar Firiklerin bir kolu olup, bu bölgeye kendi adlarını vermişlerdir. İlçe halkının anlattığı efsaneye göre Ağlı ismi ilçenin doğusunda bulunan uğurlu tepede Türkler, kalede Bizanslılar yaşıyormuş, heri ikisi arasında 3 km mesafe vardır. Türkler içme suyu ihtiyacını ilçe merkezinden akan bir sudan karşılıyorlarmış. Bizanslılar Türkleri yenmek için İçme sularını zehirlemeye karar vermişler. Bizanslıların içinde bulunan genç bir kız Türk subayına aşık olduğundan Bizanslıların suya zehir kattıklarını haber vermiş. Bunun üzerine Türkler topluca su içmeye gitmişler ve orada ölü taklidi yaparak Bizanslıların onları görebileceği şekilde yere yatmışlar, Türklerin öldüğünü zanneden Bizanslılar ganimet için Türk kasabasına savunmasız bir şekilde gelirler. Mesafe yakınlaştığında yerde yatan Türkler ayağa kalkarak hücuma geçerler ve Bizanslıları bugünkü Azdavay'a kadar kovalarlar. Bizanslıların Türkler için azdı- vay diye bağrışmalarından Azdavay ismi, suyun zehirlenmesinden dolayı Ağu- Ağulu =Ağlı ismi kaldığı söylenmektedir. Ağlı Türkiye’nin batı Karadeniz Bölgesi’nde Kastamonu ili sınırları içindedir. Karayolu ile Başkent Ankara’ya uzaklığı 300 Km, İl merkezine uzaklığı 50 km dir. Ağlı İlçesi ormanlık bölgededir. Dağlar arasında bulunan dar bir vadide kurulmuştur. Etrafı yüksek tepelerle çevrilidir. İlçe genelinde engebeli bir arazi yapısı mevcuttur. Deniz seviyesinden yüksekliği 1100 m.dir. Ağlı; Azdavay, Pınarbaşı, Şenpazar ve Cide ilçeleri yol güzergâhı üzerindedir. İlçenin doğusunda Seydiler, batısında Azdavay, kuzeyinde Küre ve güneyinde Daday ilçeleri bulunmaktadır. İlçenin önemli tepeleri şunlardır; Uğralı Tepe, Gök Tepe Hıdırlık ve Alınca Tepeleridir. Çevrenin en yüksek tepesi olan Gök Tepe 1250 m yüksekliğindedir. Diğer bir tepe Ağlı Kalesi’nin üzerinde bulunduğu tepedir. Ağlıda belli başlı ova yoktur. Su kaynakları bol değildir. Akarsuları yok denecek kadar azdır. Kar ve yağmur sularının akması ile yaşayan küçük derecikler bulunur. Bu derecikler düzensiz olduğundan yararlanma imkânı yoktur. Sulama döneminde bu derelerden akan sular zaten kesilmektedir. Ağlı ve çevresinde bir yılda üç mevsim yaşanır. Genelde kış mevsimi kasım ayında başlar, nisan ayı sonuna kadar devam eder. Kar erken yağar, geç kalkar. Yörede ilkbahar mevsimi hiç yaşanmaz. Yazlar ılık, yağmurlu; kışlar sert ve kar yağışlıdır. Çevrenin ormanlık ve dağlık oluşu soğukları önler kış aylarında ısı -15 dereceden aşağı düşmez, yaz aylarında +25 dereceden yukarı çıkmaz. Doğal bitki örtüsünü daha ziyade ormanlar oluşturmaktadır. Ormanlarda çam, köknar, meşe, kavak ve söğüt gibi ağaçlar vardır. Dağların ve ormanların etekleri fundalıklarla kaplıdır. Tahıllardan buğday, arpa ve nadiren de fiğ ekilir. Meyvecilik gelişmemiştir
Köyleri: Adalar | Akçakese | Akdivan | Bereketli | Fırıncık | Gölcüğez | Kabacı | Müsellimler | Oluközü | Selmanlı | Tunuslar | Turnacık | Yeşilpınar

Araç, Kastamonu iline bağlı bir ilçedir. Prehistorik çağlardan sonra bölgenin bilinen en eski sakinleri Gas’lardır. Bilinen tarihi Hititler ile başlar, Frigya, Lidya Krallıkları ile Pers hakimiyetiyle yerel krallıklar olarak devam eder. Pontus ve Bizans (Doğu Roma İmparatorluğu) hakimiyeti ile devam eden egemenlik Anadolu’nun Türkleşmesine kadar devam eder. Bu dönemlerde bölge; savaşçı yapısı ve iyi at yetiştirmesi ile bilinir. Paphlagonia adı verilen Kastamonu, Sinop, Çankırı, Bolu ve Karabük illerini kapsayan bölge 1105 yılında Danişmendliler zamanında Türk hakimiyetine geçmiştir. Uzun süre bölgede Beylikler hakim olmuştur, beyliklerin en önemlisi olan Candaroğulları Beyliği 1460 yılında Osmanlı yönetimine geçmiştir. Beylikler döneminde Kastamonu merkezli bir ilim ve kültür merkezi olma özelliği de kazanan Araç ilçesinde, (Bugün Karabük İli Eflani İlçesi köyüdür.) Küre-i Hadid (Demirli) Köyü İsmailbey Camii, Tatlıca Köyü Camii ve Antik Dönem’i işaret eden kaya mezarları tarihi özellikleriyle dikkat çeker. Kastamonu Müzesinde sergilenmekte olan görkemli Lahit ve Gökçesu (Moğsu) köyünden alınıp gezmesin diye ayağı kırılıp Kastamonu’da müzeye teslim edilen Hitit Arslan’ı ve “Geley ” Hanözü Köyü’nde bulunan Anadolu Piramidi olarak da adlandırılan iki adet olarak var olduğunu bildiğimiz Tümülüs’ler , Kesüt Köyü’nde Çökele mevkiinde bulunan ören yerleri Katarta’da bulunan konaklar incelemeye ve turizm açısından ve yörenin tarihi değerlerinin ortaya çıkması için değerlendirilmeye göz kırpmaktadır.
Köyleri: Akgeçit | Akıncılar | Aksu | Aktaş | Alakaya | Alınören | Aşağıçobanözü | Aşağıılıpınar | Aşağı İkizören | Aşağıoba | Aşağıyazı | Avlacık | Avlağıçayırı | Bahçecik | Balçıkhisar | Başköy | Bektüre | Belen | Belkavak | Buğdam | Celepler | Cevizlik | Çalköy | Çamaltı | Çavuşköy | Çaykaşı | Çerçiler | Çöplüce | Çubukludere | Çukurpelit | Damla | Değirmençay | Dereçatı | Deretepe | Doğanca | Doğanpınar | Doruk | Ekinözü | Erekli | Eskiiğdir | Fındıklı | Gemi | Gergen | Gökçeçat | Gökçesu | Gölcük | Gülükler | Güzlük | Haliloba | Hanözü | Hatipköy | Huruçören | İğdir | İğdirkışla | İhsanlı | Karacalar | Karacık | Karakaya | Karcılar | Kavacık | Kavakköy | Kayabaşı | Kayaboğazı | Kayaören | Kemerler | Kışlaköy | Kıyan | Kıyıdibi | Kızılören | Kızılsaray | Kirazlı | Kovanlı | Köklüdere | Köklüyurt | Köseköy | Muratlı | Müslimler | Okçular | Okluk | Olucak | Oycalı | Ömersin | Özbel | Palazlar | Pelitören | Pınarören | Recepbey | Saltuklu | Samatlar | Sarıhacı | Sarpun | Serdar | Sıragömü | Sofçular | Susuz | Sümenler | Şehrimanlar | Şenyurt | Şiringüney | Taşpınar | Tatlıca | Tavşanlı | Tellikoz | Terke | Tokatlı | Toygaören | Tuzaklı | Uğruköy | Üçpınar | Yenice | Yeşilova | Yukarıçobanözü | Yukarıgüney | Yukarıılıpınar | Yukarı İkizören | Yukarıoba | Yukarıyazı | Yurttepe

Azdavay, Kastamonu ili’ne bağlı bir ilçedir. Azdavay ilçesi ile ilgili bulunan en eski belge 1305 senesine aittir. Yaşar Yücel'in 'XII-XV Yüzyıllarda Kuzey-Batı Anadolu Tarihi' adlı kitabında (syf.133) Süleyman Paşa'nın oğlu İbrahim Gazi'nin 'Kastamonu tevabiinden Azdavay nahiyesinde Akçaviran çiftliği'denilen mülk toprağını ve bir bab değirmenini vakfettiğini gösteren bir vakfiyeden söz etmektedir.Bu belge bize İlçemizin en azından bahsi geçen tarihten beri bu adla anıldığını ispatlamaktadır.Azdavay kelimesinin kökeni ve öz biçimi ile ilgili net bir tespit yapma olanağı bulunmamaktadır.Bilge Umar,Türkiye'deki Tarihsel Adlar ve Paphlagonia adlı eserlerinde birkaç tez ileri sürmektedir. Ona göre Ermenice Asduadzadzin (Tanrıyı Doğuran; Meryem Ana) kilisesinin adı ya da Asduadzamayr (Tanrının Anası; Meryem Ana) kilisesinin adı kaynaklık etmiş olabilir. Umar'ın diğer bir tezi de 'Azda' bölümünün 'Ana Tanrıça Tapınıcısı' anlamındaki 'Adada'nın çeşitlemesi 'Azada' olmasıdır. Sonraki -vay kısmının da 'tapınağı' anlamına gelebileceğini söyleyen yazar; böylece 'Azadawa' kelimesinin (Ana Tanrıça tapınıcısı halkın tapınağının bulunduğu kentçik) Azdavay adına kökenlik teşkil edebileceği ihtimali üzerinde durur.Azdavay İlçesi 12.02.1945 tarih ve 4869 sayılı Kanun ile ilçe statüsü kazanmış, 1 Nisan 1946 tarihinden itibaren bu fonksiyonunu yürütmeye başlamıştır. Bu tarihten önce Daday İlçesine bağlı bir bucak iken, mesafe uzaklığı ve ekonomik bağlılığın az oluşu nedeni ile ilçe olmuştur.İlçe tarihi hakkında yapılan arkeolojik kazılara göre; değişik zaman dilimlerinde Paflagonyalılar, Etiler, Lidyalılar, Helenler, Romalılar ve Bizanslar’ın istilasına uğramıştır. Candaroğulları zamanında Kastamonu Sancağına bağlı 36 kadılık’tan biri olarak idare edilmiş, 1460 yılında Fatih Sultan Mehmet’in Kastamonu’yu Osmanlı topraklarına katması ile Azdavay’da Osmanlı sınırlarına dahil edilmiştir.Azdavay Osmanlılar zamanında Daday’a bağlı kadılık olarak görülmektedir. Daday 1868 yılında Kastamonu’ya bağlı ilçe haline geldiğinde Azdavay Daday İlçesine bağlı bir nahiye haline gelmiştir.Osmanlılardan günümüze ulaşan bir tarihi eser yoktur.1868 yılında Daday Kastamonu’ya bağlı bir ilçe durumuna getirildiğinde 20 evde 233 kişinin yaşadığı Azdavay’ında Daday’a bağlı bir bucak olduğunu görüyoruz. Aynı yönetim Cumhuriyetin kuruluşundan sonrada yürütülmüştür. 4869 sayılı yasa ile 01.14.1946 tarihinde ilçe olmuştur.Daha sonra Azdavay’a bağlı 26 köy bir kanunla Azdavay’dan ayrılmış ve 1988 yılında Pınarbaşı ilçe durumuna getirilmiştir.Böylelikle o zaman 54 köyü olan Azdavay’ın köy ve nüfus sayısı azalmıştır.Doğu komşumuz olan Ağlı’ nın da ilçe yapılmasıyla Azdavay’ın köy sayısı 48′e kadar düşmüştür. Azdavay İlçesi Batı Karadeniz Bölgesi’nde Kastamonu İlinin Kuzey Batısında 840 Km2′lik bir yüzölçüme sahip engebeli ve ormanlık bir arazi ile kaplıdır. İlçe merkezinin rakımı 830 metre olup iklimi serttir. Kış ayları uzun sürer ve kar yağışı yoğundur. Kış mevsimi boyunca özellikle geceleri ısının -20′lere kadar düştüğü gözlemlenmektedir. İlkbahar ve sonbahar ayları serin ve yağışlı olup yaz mevsiminde ısı ortalama olarak 25 derece civarındadır.İlçemiz Kuzey Batıda Şenpazar, Batıda Pınarbaşı, Güneyde Daday, Doğuda Ağlı ve Kuzeydoğuda Küre ilçeleri ile komşudur. İlçenin belli başlı akarsuyu Devrekani Çayı’dır. Bu akarsu ilçenin doğusundan batısına doğru akar, Hacet Kayası’ndan kuzeye kıvrılarak Cide ilçesi sınırlarına girer ve Karadeniz’e dökülür. Kocaçay ve Valay Çayı da ilçenin diğer önemli akarsularıdır.İlçe’nin toprakları mera ve ekili alanlardır. Ormanlık alanların alçak bölümleri yapraklı bitki örtüsü bakımından zengindir. Ormanlık alanlar çoğunluktadır. % 64′ü ormanlık olan ağaçlar ve maki (ağaçcık) türleri ile , yüksek bölümleri ise iğne yapraklı ağaçlarla kaplıdır. Buralarda görülen kaya fındığına başka yerlerde rastlanmaz. Bu fındık meyvesinin kabuğu çok kalın olup, içi ise çok lezzetli ve besin değeri bakımından oldukça iyidir. Kerestesi mobilyacılıkta kullanılır.İlçede ; köknar, çam, ardıç, kayın, meşe, karaağaç, kavak, ıhlamur, gürgen, dişbudak, fındık, çınar, kızılağaç, söğüt gibi ağaçlarla şimşir, yaban kirazı, orman gülü (avu),kurtbağrı, ılgın, böğürtlen, kızılcık ( kiren ) eğrelti ve ayı üzümü gibi ağaçcıklar bulunmaktadır.İlçe merkezi ve köylerinin genel toplam nüfusu enson 2007 yılı genel nüfus sayımında 7.878 olarak tespit edilmiştir. İlçe halkının büyük bir bölümü ekonomik sebepler ve iş imkanlarının olmayışından genellikle; İstanbul, Ankara ve İzmir illerine göç etmişlerdir ve bir çoguda yurtdışında bulunmaktadır..
Köyleri: Ahat | Akçaçam | Alacık | Aliköy | Arslanca | Bakırcı | Başakçay | Başören | Çakıroğlu | Çamlıbük | Çoçukören | Çömlektepe | Derelitekke | Dereyücek | Evlek | Gecen | Göktaş | Gültepe | Gümürtler | Hıdırlar | Hocaköy | Kanlıdağ | Karahalılılar | Karakuşlu | Kayabaşı | Kayaoğlu | Kerpiçlik | Kırcalar | Kırmacı | Kolca | Kozluören | Kurtçular | Maden | Maksutköy | Mehmetçelebi | Sabuncular | Sada | Samancı | Sarayköy | Sarnıçköy | Sıraköy | Söğütpınar | Tasköy | Tomrukköy | Topuk | Üyük | Yeşilköy | Yumacık | Zümrüt

Bozkurt, Kastamonu’nun Karadeniz’e kıyısı olan bir ilçesidir. Belgelere dayanan bilgilere göre Kastamonu'ya, Kütahya ve Denizli ile birlikte Malazgirt Savaşı'ndan sonra çeşitli Türk boyları iskân edilmiştir. Kastamonu'ya akın akın gelen boylar, en elverişli ve kestirme vadiler yoluyla Karadeniz'e kadar inmişlerdir. Kastamonu'yu sahile bağlayan en kestirme yol; daha sonraki yıllarda uzunca yıllar ticaret ve kervan yolu olarak kullanılan, Devrekani-Şenlikpazarı - Şeyhoğlu-Bayramgazi üzerinden Karadeniz'e uzanmaktadır. Bölgeye ilk yerleşenler, bu vadi boyunca sahile doğru ilerlerken uygun buldukları yerlere yerleşerek köyler kurmuşlardır. İlçe nüfusu 8,943′tür. Yazın ise yazlıkçılarla birlikte ilçe nüfusu güz ve kış aylarına oranla 2-3 kat artmaktadır. İlçe, Kastamonu ilinin kuzeyinde ve Karadeniz kıyısında yer alır. İlçe merkezi denizden 2 km içeride Ezine Çayı vadisinde kurulmuştur. Kuzeyde Karadeniz ve Abana, güneyde Küre ve Devrekani, doğuda Çatalzeytin, batıda ise İnebolu ilçeleri ile çevrili olup, yüzölçümü 296 km² rakım ise 30 metredir. Ezine ve İlişi çayları ilçenin önemli akarsularıdır. Ezine çayı'nın uzunluğu 60 km, İlişi Çayı’nın uzunluğu ise yaklaşık 40 km dir. Başlıca dağları Yaralıgöz dağı (2018 metre), Göynük dağı (1770 metre) dir. İlçenin bilinen başlıca tepeleri ise Belen, Hene, Yılmaz, Karabalçık ve Irmalıdır. Tepelerin yüksekliği 1300 metreye kadar çıkmaktadır.
Köyleri: Alantepe | Ambarcılar | Bayramgazi | Beldeğirmen | Çiçekyayla | Darsu | Dursunköy | Görentaş | Güngören | Günvakti | Işığan | İbrahimköy | İnceyazı | Kayalar | Kestanesökü | Keşlik | Kızılcaelma | Kirazsökü | Kocaçam | Koşmapınar | Köseali | Kutluca | Mamatlar | Ortasökü | Sakızcılar | Sarıçiçek | Şeyhoğlu | Tezcan | Uluköy | Yakaören | Yaşarlı | Yaylatepe

Cide, Kastamonu ilinin Karadeniz kıyısındaki doğal güzelliğiyle ünlü bir ilçesi ve aynı ilçenin merkezi kasabadır. İlçe 939 km²’lik bir alanı kaplar ve toplam nüfusu 20.589′dir. 1868 yılında ilçe olan Cide'nin 85 köyü ve bu köylere bağlı 204 mahallesi bulunmaktadır. İlçede belediyeye bağlı altı mahalle vardır. İlçeye bağlı belde ve kasaba yoktur. Kastamonu İline bağlı bir ilçe olan Cide, kuzeyinde Karadeniz, kuzeydoğusunda Doğanyurt, doğusunda Şenpazar, güneyinde Azdavay ve Pınarbaşı ilçeleri, batısında Bartın iline bağlı Kurucaşile ilçesi ile çevrilidir. Cide'nin ovalık alanları oldukça sınırlıdır. Toprakları çok sayıda çay ve derelerle bölünmüştür. İlçenin güney ve güneydoğusunda Küre Dağları’nın uzantıları yer alır. Kuzeyde kıyıya yakın kesimlerde kuzeydoğu-güneybatı doğrultusunda uzanan Kestane Dağı bulunmaktadır. İlçenin doğusunu Kestane Dağı engebelendirmektedir. Bu dağların üzerleri zengin bir orman örtüsü ile kaplıdır. Zeytinlik Tepe (1.282 m.), Kaleburnu Tepesi (1.078 m.), Halla Tepesi (1.231 m.), Karakaya Tepesi (1.443 m.), Kemrelik Tepesi (1.220 m.) ilçenin belli başlı yükseltileridir. 2008 yılı Türkiye istatistik kurumu 2008 adrese dayalı nüfus kayıt sistemi sayımına göre ilçe merkezi 5.489, köyler 15.100 olmak üzere ilçe toplam nüfusu 20.589 dur. Ekonomik nedenlerden dolayı uzun yıllardan beri ilçe genelinde yaşanan göç sonucu, ilçe nüfusu merkezde ve köylerde sürekli azalmaktadır. Bunu Mernis Projesi nüfus kayıtları çok açık göstermektedir. Mernis Projesi’ne göre Cide nüfusuna kayıtlı insan 102.974 tür. Bu rakamlara göre nüfusun %77’si ilçe dışında yaşamaktadır. 1990-2000 genel nüfus sayımları arasında ilçe nüfusunda yaklaşık %2 oranında bir artış görülmüştür. İlçede yazları serin, kışları ise fazla soğuk olmayan, her mevsim yağışlı karadeniz iklimi hakimdir.kışın en düşük ortalama sıcaklık 5 santigrat derece, yazın ise 22 derecedir. yıllık ortalama sıcaklık 13 derecedir.Yıllık toplam yağış 1050 mm civarındadır. Engebeli arazi yapısı yüzünden yağış ve sıcaklıkta iç kesimlere doğru gidildikçe azalma görülür.gece -gündüz sıcaklık farkı azdır. İlçenin ekonomisi, tarım, hayvancılık, ormancılık ve balıkçılığa dayalıydı fakat ülkemizle eş zamanlı gelişen tersanecilik faaliyetleri Cide’nin de ekonomisinde ciddi pay sahibi olmaya başlamaktadır.İlçede şu an faaliyette olan ve inşası sürüp faaliyete geçecek bir çok tersane bulunmaktadır.Tahıl üretiminin dışında genellikle bağcılık, meyvecilik, sebzecilik yapılmaktadır. Tarımsal üretimin dışında ilçe halkının gelir kaynaklarını küçük ölçekli orman ürünleri imalatından sağlanmaktadır. Küçük tekne yapımcılığı geçim kaynaklarının önünde gelmektedir. Ayrıca ilçedeki torna tezgâhlarında tahta kaşık üretimi yöredeki çok sert şimşir ağacından yapılmaktadır. Hayvancılıkta mera hayvanları ön planda olup, yeni sığır türleri elde etmek üzere Jersey Suni Tohumlaması yapılmaktadır. Cide'nin ne zaman ve kimler tarafından kurulduğu kesinlik kazanamamıştır. Ancak Homeros'un İlyada isimli eserinde Cide'nin ismi geçmektedir. Cide'de Kytoron ve Aigialos isimli iki antik kent bulunmaktadır. Cide'nin 12 km. batısında, Kurucaşile'nin 15 km. doğusunda bulunan Kytoron, kapalı bir liman kenti olup Ortaçağ Kalesi yıkıntısı dışında kentten herhangi bir kalıntı günümüze gelememiştir. Cide'nin 17 km. doğusundaki Aigialos kenti, Aydos Köyü, Aydos Çayının ağzındaki vadide, kıyıdan ve dolayısıyla çayın ağzından içeriye doğru yayılmıştır. Bugün, burada günümüze kadar gelebilen herhangi bir kalıntı bulunmamaktadır.

Çatalzeytin Kastamonu iline bağlı bir ilçedir. 1954 yılında ilçe olmuştur. Batı Karadeniz Bölgesinde yer almakta olup, kuzeyi Karadeniz, güneyi Taşköprü ve Devrekani, doğusu Sinop’un Türkeli ilçesi, batısı Abana ve Bozkurt ilçeleri ile çevrilidir.Kastamonu il merkezine 100, Ankara’ya 350 İstanbul’a 650 kilometre uzaklıktadır. Merkezi Sinop ile Kastamonu il sınırında yer almaktadır. Bu iki ili Çatalzeytin’in doğusundan Karadeniz’e dökülen Akçay ayırır. Adını sahilinde bulunan kayıkçıların kayıklarını bağladığı çatal zeytin ağacından almıştır. En Önemli ve Gelişmiş Köyleri Paşalı, Karacakaya ve Hamidiye olup, toplam 41 köyü vardır.
Beldeleri: YOK
Köyleri:
Arıca | Aşağısökü | Canlar | Celaller | Çağlar | Çatak | Çepni | Çubuklu | Dağköy | Doğanköy | Duran | Epçeler | Fındıklı | Güneşler | Hacıreis | Hacıreissökü | Hamidiye | İsmailköy | Karacakaya | Kaşlıca | Kavaklı | Kavakören | Kayadibi | Kaymazlar | Kızılcakaya | Kirazlı | Konaklı | Közsökü | Köklüce | Kuğuköy | Kulfallar | Paşalı | Piri | Samancı | Saraçlar | Sırakonak | Sökü | Yemişli | Yenibeyler | Yukarısökü | Yunuslar |

Daday Kastamonu ilin kuzeybatısında yer alan bir ilçe. Kastamonu il merkezine 34 km uzaklıktaki Daday’ın 60 köyü bulunmaktadır. 973 km² yüzölçümüne sahip ilçenin toplam nüfusu 11.802′dir. Fatih Sultan Mehmet devrinde Osmanlı topraklarına katılan İlçede 1891′de inşa edilimiş tarihi bir hükümet konağı vardır. Hakın büyük çoğunluğunu geçimini tarım be hayvancılıktan sağlar. Daday köroğlu dağ sıraları içersinde yer alan bir grupta 980 rakımda bir ova görünümündedir. Vadiyi ortadan bölen gökırmak’ın kollarından birisi yer almaktadır. Halkın geçim kaynağı çiftçilik, ormancılık,hayvancılık ve el sanatları, ahşap ürünleri sanayi olarak belirginleşmektedir. İklimi tipik karasal iklimdir. Kış ayları genellikle kar yağışlı ilk bahar ve sonbahar ise keskin soğukları içersinde barındırmaktadır. Yazları ise sıcak ve çoğunlukla kurak geçmektedir. Arazi yapısı açısından çok verimli topraklara sahip değildir. Ormanlarla çevrili oluşu ekilebilir arazi bakımından Dadayı sınırlamaktadır. Ayrıca İlçe engebeli bir yapıya sahiptir. Sulama imkânları sınırlıdır. Yumurtacı ve Taşçılar isminde iki gölete sahiptir. fakat bu göletler tarımsal sulama alanında yeterli rezerve sahip değildir. Tarım ve sanayi bitkileri alanında büyük boyutlara ulaşmayan bir üretim yapısı vardır. Süt üretimi belli başlı geçim kaynaklarından birisidir. Tarım bitkileri Arpa-buğday-çavdar,yonca,korunga şeklinde ekim alanı bulmaktadır. İkliminin karasal oluşu bu bitkilerin verimini olumsuz yönde etkilemektedir. Baklagiller ise ev tüketimine yönelik olarak üretilmektedir. Elma,armut ve sınırlı sayıda meyvaya sahip bir bitki faunasına sahiptir. Keskin soğuklar ve ilk baharda yaşanan don olayı sebze ve meyvecilik üzerinde önemli olumsuzluklara yol açmaktadır. Hayvancılık alanında büyük baş hayvancılık köylerde yaygın olarak yapılmaktadır. Ancak yine Hayvancılıkta her köy evinde birkaç büyükbaş ile sınırlıdır. Et üretimine yönelik besicilik faaliyetleri yaygın değildir. Hayvan ırkı açısından zenginliğe sahip değildir. Küçükbaş hayvan olarak ise kümes hayvanları yine iç tüketime yönelik olarak beslenilir. Bu iki alanda da üretim endüstriyel boyutta değildir. Daha çok aile içi tüketime yönelik yetiştiricilik yapılmatadır. Çevre köylerinde sınırlı sayıda da olsa arıcılık yapılmaktadır. Bitki örtüsünün çeşitliliği ve ormanlık alanların varlığı bölgede yetiştirilen balın kalitesini olumlu yönde etkilemektedir. Esnafın iş hacmi çok büyük olmayıp genellikle dayanıklı tüketim malları ve gıda mamulleri üzerinde ticaret hayatı şekillenmektedir.
Köyleri:
Akılçalman | Akpınar | Aktaştekke | Alipaşa | Arabacılar | Bağışlar | Bastak | Bayırköy | Bayramlı | Beykoz | Bezirgan | Bolatlar | Boyalıca | Boyalılar | Budaklı | Çamkonak | Çamlıbel | Çavuşlu | Çayırlı | Çayözü | Çömlekçiler | Davutköy | Değirmencik | Değirmenözü | Demirce | Dereköy | Dereözü | Elmayazı | Ertaş | Fasıllar | Gökören | Görük | Hasanağa | Hasanşeyh | İnciğez | Kapaklı | Karaağaç | Karacaağaç | Karacaören | Karamık | Kavakyayla | Kayabağ | Kayı | Kızılörencik | Kızsini | Koççuğaz | Köşeler | Küten | Okluk | Örencik | Sarıçam | Sarpun | Selalmaz | Siyahlar | Sorkun | Sorkuncuk | Tüfekçi | Uzbanlar | Üyükören | Yazıcameydan

Devrekani, Kastamonu’nun bir ilçesidir. İlçe merkezinin nüfusu yaklaşık 6000 kadardır. Halkın temel geçim kaynağı tarım ve hayvancılıktır. İlçe temiz havası ve bozulmamış tabiatı ile özellikle yaz mevsiminde dinlendirici bir özelliğe sahiptir. Yaz turizmi için doğal güzellikleri yeterlidir. Konumu itibariyle doğal güzellikler, tarihi ve turistik yerler barındıran ilçe; yaz aylarında serinliği ile büyük şehirlerin gürültüsünden kurtulmak isteyenlerin de ilgisini çekmekte, onların köylerine ve evlerine geri dönüp vakit geçirmelerini sağlamaktadır. İlçe pazarının Pazar günü olması nedeniyle çevre il ve ilçelerden gelenlerin çok olması ilçede pazar günlerinin hareketli geçmesini sağlamaktadır. Pazar günü kurulan yağ ve kesik pazarı da mutlaka ziyaret edilmesi gereken yerlerden biridir. Yazılı kaynaklarda ilçenin Osmanlılar zamanında da dinlenme yeri olarak seçildiği görülmektedir. İlçe 5000 yıl öncesinin uygar bir yerleşim yeri olarak tarih hazineleri ile doludur. Özellikle Kınık harabeleri(yer altı şehri) başta olmak üzere höyükler ve ören yerleri bakımından zengin bir yapıya sahiptir.Ayrıca Fatih Sultan Mehmed in annesi Huma Hatun burada doğmuştur.Mesire ve dinlenme yeri olarak da Alaman Çamlığı, Yaralıgöz dinlenme tesisleri ve ilçedeki Beyler Barajı göletler önemli yere sahiptir. Ayrıca gerek ormanların gerekse barınma yerlerinin çokluğu sebebiyle ilçe av turizmi bakımından da zengindir. Mevsime ve kanunlara uyulduğu takdirde balık, karaca, tavşan, tilki, kurt, yaban domuzu, ördek gibi av hayvanlarını bulmak mümkündür.
Köyleri:
Ahlatçık | Akçapınar | Akdoğan | Akmescit | Alaçay | Alçılar | Alınören | Arslanbey | Asarcık | Balabanlar | Baltıcak | Başakpınar | Başakpınartepe | Belovacık | Bınkıldayık | Bozarmut | Bozkoca | Bozkocatepe | Çatak | Çavuşlu | Çontay | Çorbacı | Çörekçi | Doğuörcünler | Elmalıtekke | Erenler | Fakılar | Göynükören | Habeşli | Hasırlı | İnciğez | Kadıoğlu | Kanlıabat | Karaçam | Karayazıcılar | Kasaplar | Kınık | Kızacık | Kurtköy | Kuzköy | Laçin | Örenbaşı | Pınarözü | Saraydurak | Sarıyonca | Sarpınalınca | Selahattinköy | Sinantekke | Şenlik | Şeyhbali | Tekkekızıllar | Ulamış | Yazıbelen | Yazıhisar

Doğanyurt Cumhuriyet öncesinde 1846 tarihinde HOSALAY adı ile bucak teşkilatı kurulmuş, ayni sene denizden gelen korsanlarla savaşmak için karakol teşkilatı kurulmuştur. Cumhuriyetin ilanından sonra, HOSALAY olan ismi MESET olarak değiştirilmiş ve 1962 yılında çıkarılan bir kanunla DOGANYURT olarak değiştirilmiştir. 1990 yılına kadar bucak teşkilatı devam etmiştir. Bucak teşkilatının kaldırılması ile yeniden köy statüsüne geçmiştir. 9 Mayıs 1990 tarihinde çıkarılan kanunla ilçe olmuş 1 Eylül 1990 tarihinde ilçemiz faaliyete geçmiştir. İlçe Batı Karadeniz Bölgesi'nde sahil kesiminde kurulmuş olup, arazisi dağlık ve engebeliktir. İlçe merkezindeki rakım ortalama 5 metre civarındadır. Doğanyurt kuzeyde Karadeniz, batıda Cide ilçesi, doğuda İnebolu ilçesi, güneyinde ise Şenpazar, Azdavay ve Küre ilçeleri ile çevrilidir.Sıcaklık kış aylarında 5 ‘C kadar düşerken yaz aylarında 30 ‘C civarında olur. Sahilden iç kısımlara doğru yükselti artarak devam eder. İlçenin kış mevsiminde sahilde ılıman iklim hüküm sürerken, iç kesimlerin rakımı 1000 metre üzerinde olduğundan çok miktarda kar yağar. Köyler arası ve ilçeye olan ulaşım bağlantısı güçleşir. Kışları sahil kesiminde yağmur , iç kesimlerde ise kar yağışı olarak görülür. Yaz ayları sıcak ve kurak geçer. 1997 yılı sayımına göre ilçe merkezinin nüfusu 1490 dır. Köylerle birlikte ilçenin toplam nüfusu 9159 olarak tespit edilmiştir. Büyük şehirlere göç vardır. Her sene nüfus azalmaktadır. Çalışma hayatı tarıma ve ormana dayanmaktadır. Genellikle fındık, ceviz, kestane ürünleri yetiştirilmektedir. Az da olsa arıcılık yapılmakta ve kestane balı meşhurdur. Sahil kesiminde balıkçılık yapılmaktadır. Ekonomisi ve iş imkânı kısıtlı olduğundan metropol illere göç çoktur. Merkezde ve köylerde nüfus genellikle yaşlı kesimden oluşmaktadır.
Köyleri: Akçabel | Aşağımescit | Baldıran | Başköy | Belyaka | Boğazcık | Çakırlı | Dağyurdu | Danışman | Demirci | Denizbükü | Denizgörülen | Düz | Düzağaç | Gökçe | Gözalan | Haskavak | Kayran | Köfünambarı | Küçüktepe | Ortaburun | Şirin | Taşlıpınar | Yassıkışla | Yukarımescit

Hanönü Kızılırmak’ın bir kolu olan Gökırmak vadisinde yer alan Hanönü ilçesinin batısında 1988 yılına kadar nahiye olarak bağlı bulunduğu Taşköprü ilçesi, doğuda ise Sinop ili Boyabat ilçesi bulunmaktadır. Son yıllara kadar Taşköprü’ye bağlı bir bucak(nahiye) olan İlçe tarihinde uzun yıllar kavimler halinde yaşayan uygarlıklar şunlardır; “Gaşgarlar , Etiler , Dorlar , Paflagonyalılar , Kimerler , Lidyalılar , İranlılar , Bizanslılar , Çobanoğulları devri, Candaroğulları egemenliği ve Osmanlı dönemi” Hanönü ilçesi Kızılırmak’ın bir kolu olan Gökırmak vadisinde yer almaktadır. İlçe insanlık tarihi boyunca değişik uygarlıkların kurulup yok olduğu bir yöre olmuştur. İlçede uzun yıllar kavimler halinde yaşayan uygarlıklar şunlardır. “Gaşgarlar , Etiler , Dorlar , Paflagonyalılar , Kimerler , Lidyalılar , İranlılar , Bizanslılar , Çobanlar devri ve Candaroğulları egemenliği.” İlçe, tarihin her döneminde önemli bir konaklama yeri olmuş ve sosyal yaşantı bakımından hareketli dönemler geçirmiştir. İlçeden geçen karayolu uzun yıllar boyunca insanlara hizmet vermiştir. Karayolu Durağan, Sinop, Samsun, Karabük, Ankara, İstanbul gibi birçok ilçe ve şehirleri birbirine bağlar. Eski İpek Yolu’nun Durağan ilçesinden geçmesi üzerine buradan geçen kervanlar ilçede bulunan han’da konaklamıştır. Han’ın tarihide kısaca şöyledir: Tarihi han moloz taşından horasandan yapılmış ( 3,5 x 1,5 ) olan giriş yerini tamamen kaybetmiştir. Yuvarlak kemerli kapısından girince dört tane paye bulunmaktadır. Dört köşe olan bu payelerin alt kısımları kesme taştan üst taraflarıda enli tuğlalardan yapılmıştır.Tavanlar bir nevi tekne tonozludur.Pencereleri harap olmuştur. Han’ın boyu 20.5, eni 11, yüksekliği 3.5 metredir.Duvar kalınlıkları birer metredir. Aralık 2009 tarihinde açıklanan Genel Nüfus Sayım Sonuçlarına göre Hanönü’nün merkez nüfusu 1.885, ilçeye bağlı köylerin nüfusu 2.344, toplam nüfusu da 4.229 olarak tespit edilmiştir.
Köyleri: Akçasu | Bağdere | Bölükyazı | Çakırçay | Çaybaşı | Demircimüezzin | Gökbelen | Gökçeağaç | Halkabük | Hocavakıf | Kavakköy | Kayabaşı | Küreçayı | Sarıalan | Sirkeköy | Yeniboyundurcak | Yenice | Yeniköy | Yılanlı | Yukarıçakırçayı

İhsangazi Mergüze adıyla anılan yerleşim alanının adı 1968 yılında belediye teşkilatının kurulması sırasında İhsangazi olarak değiştirilmiştir. Önceden ''İhsangazi Köyü'' olarak bilinen yerleşim alanının adı da ''Yukarı Yeşil Mahalle'' olarak değiştirilmiştir. İsim değişikliğinin üzerinden uzun yıllar geçmesine rağmen Mergüze adı günümüzde de halk arasında yaygın olarak kullanılmaktadır.İlçe sınırları içinde bulunan kaya mezarları ve yüzey kalıntıları bölgenin eski çağlarda yerleşim alanı olarak kullanıldığını göstermektedir. Kaya mezarlarının M.S. 5-6 yüzyıllarda yapıldığı konusunda çeşitli kaynaklarda bilgiler mevcuttur. 1996 yılında A. Özdoğan, C. Marro ve A. Tibet başkanlığında gerçekleştirilen Kastamonu İli yüzey araştırması sırasında ilçe sınırları içinde bulunan bir bölgede yüzeyden kalkolitik ve ilk tunç çağı çanak çömleklerinin yanı sıra şüpheli hellenistik dönem parçaları toplanmıştır. Gerekli yüzey tarama çalışmaları tamamlanmadığı, için eski dönemlere ilişkin sağlıklı bilgilere ulaşmak mümkün değildir. Bölgedeki ormanlık alanın sürekli olarak genişlemesi ve bilinçsizce yapılan kaçak kazılar sonucu yüzeyde bulunan ve geçmişe ışık tutacak materyallere ulaşmak her geçen gün daha da zorlaşmaktadır.
Köyleri: Akkaya | Akkirpi | Bedirgeriş | Belençal | Bozarmut | Çatalyazı | Çiçekpınar | Dağyolu | Enbiya | Görpe | Hacıoğlu | Haydarlar | Hocahacip | İnciğez | Kapaklı | Kayapınar | Kızıleller | Koçcuğaz | Obruk | Örencik | Sarıpınar | Sünlük | Yarışlar

İnebolu, Kastamonu ilinin bir ilçesidir. İnebolu’ya bağlı 81 köy bulunmaktadır. Bunlardan bazıları: Akçay, Belören, Kabalar Hörmetli, Beyler köyü, Sökü, Taşoluk, Karşıyaka, Bayıralan Köyü, Başköy, Güneşli, Akkonak, Yeşilöz, Çamlıca, Hayrioğlu, Evrenye, Ayvat, KAYAELMASI, Taşburun (Kıydıvan), Uluyol Köyü, Güde, Umba,Haskavak. Zarbana Şamalı ve gökbel köyleridir.Inebolu Çanakkale Savaşında 138 şehit verdi. I. Dünya Savaşı sırasında 19 Temmuz ve 20 Eylül 1915 ile 8 Ocak 1916 tarihlerinde Ruslar tarafından bombalandı. Osman Nuri Bey tarafından 25 Kasım 1919 da İnebolu Müdafaai Hukuk kuruldu. Yönetime Müftü Ahmet Efendi seçildi. İnebolu’dan Zeki Bey Sivas Kongresi’nde Kastamonu’yu temsil etdi. 10 Aralık 1920 İnebolu’da Esliha ve Cephane Komisyonu ve Menzil. Nokta Komutanlığı kuruldu ve başına Erzincan Küçük Zabit seçildi.Kurtuluş Savaşı için, sıralamayla bitmeyen birçok isimler el ele verdi. Dönemin önemli bir ticaret merkezi olan İnebolu ve İnebolu Limanı Kurtuluş Savaşı’nda stratejik olarak önemli bir rol oynamıştır. Kurtuluş Savaşı’na katılmak için Ankara’ya gitmek isteyenlerin bir bölümü teknelerle İnebolu İskelesine geliyor ve buradan Anadolu’ya geçiyordu. İstanbul ve SSCB’den gelen savaş gereçlerinin Anadolu’ya giriş noktası da İnebolu iskelesi olmuştu. Bunu fark eden Yunanlılar Karadeniz’deki donanmalarıyla iskeleyi denetlemeye başladı.Bundan sonuç alamayan Yunan savaş gemilerinden Panter ve Kılkış adlı iki Yunan zırhlısı 9 Haziran 1921′de İnebolu limanına geldi. Şehrin ileri gelenlerine ültimatom vererek cephane ve silahları iki saat içinde teslim etmesini söyledi. Savaş gemilerinin İnebolu’ya doğru hareket ettiği haberi zırhlılardan önce İnebolu’ya ulaşmış ve cephaneler bombalama karşında zarar görmemesi için iç kısımda kalan iki çay mevkiine, tepenin arkasında kalan ve zırhlıların top atışlarının ulaşamayacağı yerlere taşınmaya başlamıştı. Cephanelerin teslim edilmemesi üzerine Yunan savaş gemileri İnebolu’yu bombaladı. Ama Yunanlılar Kurtuluş Savaşı’nın gereksinimi olan insan ve cephanenin Anadolu’ya giriş yeri olan bu iskeledeki etkinliği önleyemedi. İnebolu Karadeniz Bölgesi'nin Batı Karadeniz bölümünde yer almaktadır.Anadolu Yarımadası'nın kuzeyinden geçen 42 derece kuzey paraleli ile 34 derece doğu meridyeninin kesiştiği noktanın yaklaşık 25 km. batısındadır. 89 km. güneyinde yer alan Kastamonu'nun kıyı şeridindeki şirin bir ilçesidir. Kuzeyden Karadeniz'le çevrili olan ilçemiz doğuda Abana ve Bozkurt, batıda Cide, güneyde ise Devrekani,Küre ve Azdavay ilçelerine komşudur. Batı Karadeniz bölümünün hemen kıyı gerisinden itibaren yükselen, kıyıya paralel uzanan İsfendiyar(Küre) genç kıvrım dağlarının kuzey eteklerinde yer alan ilçe, batıda Terme Çayı'na kadar sokulmaktadır. 599 km.2'lik alan sahip olan İnebolu'nun kıyıdan 14-18 km. kadar içerilerine sokulan güney sınırı Zarbana Çayı'nın ikiye ayrıldığı kısmın biraz kuzeyinde Karadeniz'e yaklaşmaktadır.Merkez Nüfusu 9800 dür. Bölge genel olarak Tipik Karadeniz iklimine sahiptir. Fakat özellikle bahar aylarında meydana gelen sisle Karadeniz Bölgesi tipik ikliminden biraz farklılıklar göstermektedir. Kışları; ılık ve yağışlı, yaz ayları; sıcak fakat kurak değildir. Nispi nem seviyesi hem mevsim yüksek olan ılıman bir iklime sahiptir. İnebolu'nun uzun yıllar (1960-2005) değerlerine bakıldığında; sıcaklık ortalaması: 13,1 derecedir. Ekstrem Sıcaklık Değerlerine bakıldığında; En Yüksek Sıcaklık 1977 Yılı Ağustos Ayında 35.8 derece, En Düşük Sıcaklık ise 1985 yılı Şubat ayında -9.2 derece olmuştur. İlçemiz yıllık ortalama 1000mm. civarında yağış almaktadır. Genelde İlçe Merkezine yağmur yağışı düşmesine rağmen biraz yukarılara doğru çıkıldıkça kar yağışı oranı artarak devam etmektedir. İlçeye kar düşse de genelde erimesi birkaç günü geçmemektedir. İlçemize en çok kar yağışı 1985 yılında 146 cm. yağmıştır. Bir sene içerisinde yağışlı gün sayısı 140 gündür. En çok yağış Aralık-Mart ayları arasında olmaktadır. Yağışlar genelde normal ve sağanak şeklinde yağışlardır. İlçemizde yılda ortalama 21 gün sis, 3 gün kırağı görülmekte, sıcaklığın (-) ye düştüğü gün sayısı ile 19 gün olarak tespit edilmiştir. Hakim rüzgar yönü SSW (Güney-Güney Batı) yönüdür. Deniz Suyu Sıcaklığı Ortalaması; 13,8 derecedir. Yüksek sıcaklık frekanslarının düşük ve okyanusal hüküm sürdüğü kıyı kesimlerde, 250-300m kadar sıcaklık istekleri, yüksek bazı maki elemanları ile Karadeniz'in daha nemcil türlerinin bir arada bulunduğu psödomaki yaygındır.Daha gerideki platolar sahasında, yerini kestane ve meşe ormanlarına bırakır. Plato sahasından dağlık alanların kuzeyinde kayın ormanları, güneyinde meşeler daha yaygındır. Daha yukarılarda ise karaçam ormanları yaygındır.
Köyleri: Akçay | Akgüney | Akkonak | Aktaş | Alaca | Aşağıçaylı | Atabeyli | Ayva | Ayvat | Başköy | Bayıralan | Belen | Belence | Belören | Beyler | Çamdalı | Çamlıca | Çaydüzü | Çaykıyı | Çiçekyazı | Çubuk | Deliktaş | Deresökü | Dibek | Dikili | Doğanören | Durupınar | Erenyolu | Erkekarpa | Esenyurt | Gemiciler | Göçkün | Gökbel | Gökçevre | Güde | Güneşli | Hacıibrahim | Hacımehmet | Hamitköy | Hayrioğlu | Hörmetli | İkiyaka | İkizler | Kabalar | Kabalarsökü | Karabey | Karşıyaka | Kayaelması | Keloğlu | Korupınar | Köroğlu | Köseköy | Kuzluk | Musaköy | Örtülü | Özbaşı | Özlüce | Sakalar | Salıcıoğlu | Soğukpınar | Sökü | Şamalı | Şamaoğlu | Şeyhömer | Taşburun | Taşoluk | Toklukaya | Uğrak | Uluköy | Uluyol | Üçevler | Üçlüce | Yakaboyu | Yamaç | Yaztepe | Yeşilöz | Yolüstü | Yukarıçaylı | Yukarıköy | Yunusköy | Yuvacık |

Küre, Batı Karadeniz’de, Kastamonu iline bağlı bir ilçedir. Küçük bir orman kasabasıdır. Yaklaşık 1500 m yüksekte, iki dağ arasında bir vadide kurulmuştur. Kastamonu-İnebolu yolu üzerindedir. Kastamonu’ya uzaklığı 60 km, İnebolu’ya uzaklığı ise 30 km’dir. Halkın başlıca geçim kaynağı ilçede bulunan bakır madeni işletmesi ve ormancılıktır. Türkiyenin en güzel bölgelerinden biridir.
Köyleri: Afşargüney | Afşarimam | Ahmetbeşe | Alacık | Avcıpınar | Belören | Beşören | Beyalan | Bürüm | Cambaz | Camili | Çatak | Çatköy | Çaybükü | Ersizler | Ersizlerdere | Güllüce | Güneyköy | İğdir | İkizciler | İmralı | Karadonu | Karaman | Kayadibi | Kesepınar | Koyunkırtık | Kozköy | Kösreli | Köstekçiler | Sarpun | Sipahiler | Taşpınar | Topçu | Uzunöz

Pınarbaşı, Azdavay 'a bağlı bir köy durumunda iken, 04.07.1987 tarih ve 19507 Sayılı Resmi Gazete de yayımlanan 3392 Sayılı Kanunla İlçe haline gelmiş olup, 26.08.1988 tarihinde faaliyete geçmiştir. Pınarbaşı ve çevresinde sırayla Gasgaslar, Kimmerler, Lidyalılar, İranlılar, Helenler, Pontuslar, Romalılar, Bizanslılar ve Çobarlar hakim olmuş, 1460 yılından itibaren Osmanlı İmparatorluğuna katılmıştır. Değişik yazılı kaynaklardın alınan bilgilere ve rivayetlere göre şimdiki adı Çamkışla, önceki adı Erkemle olan köy Roma ve Bizanslılar döneminde kalabalık bir yerleşim yeri olduğu aynı zamanda ,Çamkışla köyü Benle mahallesinin ve Çalkaya Köyününde Roma ve Bizanslılar döneminde önemli yerleşim merkezi olduğu belirtilmektedir. Pınarbaşı’nın doğusunda Azdavay ilçesi, batısında Bartın ili Ulus ilçesi, kuzeyinde Cide ilçesi, kuzeydoğusunda Şenpazar ilçesi, güneyinde ise Daday ilçesi ve Karabük ili Eflani ilçeleri ile çevrilidir. Pınarbaşı; zümrüt yeşili ormanları, eşi bulunmaz kanyonları ve mağaraları, ahşap evleri, şirin köyleri ve geleneksel yaşam tarzı ile Anadolu'nun Kuzeyinde Küre Dağlarının güney kesiminde yer alır. (33° 07'E, 41?36'N) Yüzölçümü 571 km2, rakımı 650mdir.İlçe dağlık engebeli bir araziye sahiptir. Dağlar arasında kalan vadiler küçük plato düzlükleri ile Zarıçayı'nın vadi tabanı ekonomik faaliyet ve yerleşim alanıdır.Başlıca dağları; Kurtgirmez Dağı 1338m., Büyük Dağı 1151m., Gavurharman Dağı 1136m. Yüksekliğe sahiptir. Önemli akarsuyu Zarıçayıdır. Çavuş köyü hudutları içinden doğan bu çay güneyden kuzeye akarak Ilıca köyünde Devrekani Çayı ile birleşir. İklim Karadeniz iklimi ile kara iklimi arasında geçiş iklimidir. Kışlar uzun ve soğuk geçer yazlar kısa ve sıcaktır. İlçe orman bakımından oldukça zengin olup, yörenin %63'ü ormanla kaplıdır. Yükseklerde iğne yapraklı ağaçlar yaygın olup, alçak kesimlerde çayır ve makiye benzer bitki örtüsü hakimdir. 31 Aralık 2009 tarihinde açıklanan Genel Nüfus Sayımı sonuçlarına göre ilçe merkezi nüfusu 1.698 kişi, köylerin nüfusu 3.373 kişi olup, toplam nüfus 5.071'dir. Nüfus varlığının gelişememesinin nedeni dışarıya göçtür. Ekonomik zorluklar halkı özellikle İstanbul ve diğer büyük şehirlere itmiştir. Köy nüfusunun %85'i 50 yaş ve üzerindeki insanlardan oluşmaktadır. Öğrenim çağı dışına çıkan gençler askerlik öncesinde İstanbul'a göçmekte, askerlik dönüşünde de İstanbul'a yerleşmektedir. Pınarbaşı, Kastamonu’nun İstanbul’a en çok göç veren ilçelerindendir.
Köyleri: Aşağıaktaş | Başköy | Boğazkaya | Çalkaya | Çamkışla | Çavuşköy | Çengel | Demirtaş | Dizdarlı | Esentepe | Gümberi | Hocalar | Ilıca | Kalaycı | Kapancı | Karafasıl | Karacaören | Kayabükü | Kerte | Kurtlugelik | Mirahor | Muratbaşı | Savaş | Sümenler | Urva | Uzla | Uzunçam | Üyükören | Yamanlar | Yukarıaktaş |

Seydiler, İnebolu-Kastamonu karayolu üzerinde çok eski tarihlere dayanan bir yerleşim yeridir. Kurtuluş Savaşı’nda eli silah tutanların cephede olduğu sıralarda İnebolu’ya çıkarılan silah ve cephanelerin Kastamonu üzerinden Ankara’ya ulaştırılmasında yaşlı erkeklerle kadınlarımızın da insanüstü çalışmaları olmuş, tarihe geçmişlerdir. Bu tarihe geçen kadınlarımızdan biri de Seydilerli Şehit Şerife Bacı'dır. Şerife Bacı 1921 yılının çetin kış şartlarının hüküm sürdüğü Aralık ayında sırtında çocuğu, önünde kağnısı ile İnebolu'dan Kastamonu’ya cephane taşırken, Kastamonu Kışlası önüne kadar gelmiş, mermileri ve çocuğunu korumak uğruna donarak şehit olmuştur. Cumhuriyet öncesi İnebolu ilçesine bağlı olan Seydiler, 1926 yılında Küre'nin İlçe oluşu ile buraya bağlanmış, 04.08.1944 tarih ve 4642 sayılı kanunla ilçe olan Devrekani'ye bağlanarak uzun süre Bucak statüsünde idare edilmiştir. 1967 yılında belediye teşkilatı kurulan Seydiler, 20.05.1990 gün ve 3644 sayılı kanunla ilçe olmuş, 08.05.1991 tarihinde ilçe kaymakamının fiilen göreve başlaması ile Kastamonu ilinin 19. ilçesi olarak faaliyete geçmiştir.
Köyleri: Çerçiler | Çırdak | Çiğilerik | Emreler | Ericek | İmrenler | İncesu | Karaçavuş | Kepez | Mancılık | Odabaşı | Sabuncular | Şalgam | Üyük | Yolyaka

Şenpazar, Kastamonu ilinin bir ilçesidir. İlçeye bağlı 23 köy muhtarlığı ve 7 mahalle muhtarlığı vardır. ilçeye bağlı köyler Alancık, Aşıklı, Aybasan, Başçavuş, Büyükmutlu, Celallı, Dağlı, Demirkaya, Dereköy, Dördül, Edeler, Furuncuk, Gürleyik, Gürpelit, Harmangeriş, Himmet, Az.Kalaycı, Küçükmutlu, Salman, Sefer, Tepecik, Uzunyol ve Yarımca2009 yılı Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemine göre ilçe merkezinin nüfusu geçen yıla oranla artış göstererek 1.944 olarak belirlenmiştir. Ayrıca köylerin nüfusu 3.725, toplam Şenpazar nüfusuda 5.669 olarak tespit edilmiştir. Buna rağmen resmi kayıtlara göre Şenpazar nüfusuna kayıtlı yaklaşık 28.000 kişi bulunmaktadır. Buna göre ilçe nüfusuna kayıtlı 22.000 kişi ilçe dışında bulunmaktadır. Ayrıca nüfus kaydını başka il nüfuslarına aldıran binlerce Şenpazarlı yaşamaktadır. Şenpazar, Kastamonu ilinin kuzeybatısında, Karadeniz Bölgesi’nin Batı Karadeniz bölümünde yer almaktadır. Kastamonu il merkezine 100 km mesafede olup, Karadeniz’e uzaklığı 37 km dir. İlçe Kuzeyde Cide, Güneyde Azdavay, Kuzeydoğuda Doğanyurt ilçeleri tarafından çevrilmiştir. İlçenin denizden yüksekliği 335 metredir. İlçe, Karadeniz Bölgesinin jeolojik yapısına uygun olarak genç kıvrım dağları ile kaplıdır. Dağlık ve engebeli olan bu arazi üzerinde, akarsuların oluşturduğu vadiler bulunur. İlçe merkezi de böyle bir vadi üzerinde bulunmaktadır. Değişik yollarla beslenen Şenpazar Çayı ilçe merkezinden geçer. Şenpazar tipik Karadeniz iklimi etkisi altındadır. Bölgenin bol yağışlı olması doğal bitki örtüsü açısından zenginleşmeyi de beraberinde getirmiştir. İlçenin toplam yüzölçümünün %70 i ormanlar ile kaplıdır. Genel olarak Karadenize ait ağaç türlerinden olan karaçam, kayın, meşe, kestane, şimşir, ıhlamur, ceviz türü ağaçlarla kaplı ormanları vardır. Şenpazar’ın yerleşim yeri olarak ne zamandan beri kullanıldığına dair kesin bir bilgi olmamakla birlikte, halk arasında söylenegelen değişik rivayetler bulunmaktadır. İşte bu rivayetlerin bir kısmından ve çevrede bulunan kerpiç yapı ve mezarlık kalıntılarından hareketle Şenpazar'ın Bizans dönemine uzandığı fikri ağır basmaktadır. Buradan yola çıkarak tarihi süreç içerisinde Bizans, Selçuklu ve Osmanlılar tarafından yurt edinilen Şenpazar ile ilgili önemli bir tarihi kalıntı ele geçirilememiştir. Fakat değişmeyen ve halk arasında şüphe edilmeyen bir şey var ki o da ilk yerleşim alanının bu gün ilçeye bağlı olan "Kuztekke" olarak bilinen mahallenin olduğu yer olmasıdır. Çok eski dönemlerde bu gün Kuztekke olarak bilinen mahallede Tekkeşin adında Şeyhlerin bir araya geldiği bir tekke varmış. Bu sebeple bu tekkenin bulunduğu yere Tekke Mahallesi denilmiş. Burası sabah güneşini geç aldığından da "Kuz" eklenerek Kuztekke adı konulmuş. İlçemizin merkezi bu köyden gelmektedir. Diğer bir rivayete göre ise, Candaroğulları zamanında Buhara'dan (Orta Asya) 1309 yıllarında Şir Ali Bani adında bir şeyh göç ederek Tekke adı verilen mahalleye yerleşmiştir. Bu köyün bu tarihten itibaren Şeyh Şir Ali Bani ve beraberindekiler tarafından kurulduğu ve nüfusunun da bunlardan türediği söylenmektedir. İşte Şir Ali Bani'nin mahallesini oluşturan yere Şeyh Şir Ali Bani'nin şehri veya şehir kuran manasına "Şehribani" adı verilmiştir. Daha sonra Şehribani isminin halk arasında "Şarabana" olarak telaffuz edildiği ve 1948-1950 yılları arasında İl Genel Meclisi tarafından "Şarbana" olarak belirlendiği bilinmektedir. Mahalleler: Merkez | Çevrik | Dibekli | Güneytekke | Karaman | Korucak | Kuztekke |

Taşköprü, Kastamonu ilinin bir ilçesidir. Taşköprü ilçesi adını Gökırmak üzerinde Çobanoğulları zamanında yapılmış olan ve hâlen kullanılan yedi gözlü 68 metre uzunluğundaki Taşköprü’den almaktadır. İlçe, Kastamonu il merkezinin kuzey-doğusunda ve il merkezine 42 km. uzaklıktadır.İlçe merkezinin rakımı(denizden yüksekliği),yaklaşık 500 metredir. İlçe antik Pompeipolis şehrinin civarında, Gökırmak kenarında ve Kastamonu-Boyabat(Sinop) yolu üzerinde kurulmuştur. Kastamonu merkez, Tosya, Devrekani, Boyabat, Hanönü ilçeleriyle sınırdaştır. Kastamonu merkez ile “çifte (duble) yol”; Hanönü, Ayancık, Boyabat ve (Çiftlik üzerinden)Tosya ile asfalt geliş-gidişli karayolu bağlantısı vardır. Taşköprü ,Türklerin Anadolu’daki en eski yerleşim yerlerinden biridir. İlçe tarih boyunca çeşitli uygarlıkların yerleşim bölgelerinden birini oluşturmuştur. M.Ö. 64 yılında Romalıların egemenliği altına girmiştir. Paflagonya eyaletinin merkezi olarak “Zimbıllı Tepesi” denilen yerde kurulan tarihi Pompeipolis kenti, akropol ve devlet büyüklerinin oturduğu yer olarak kullanılmıştır. Romalılar Poplogonya’yi zaptettikten sonra komutan Pepe’nin isminden dolayı Taşköprü’ye (Pompeipolis) demişlerdir. Eti kaynaklarına göre, Etiler Orta Anadolu’da yasarken Taşköprü ve civarından Gasga (Kaska) adlı bir devlet hüküm sürmüştür. Gagalar yaptıkları savaşların sonunda Eti’lere yenilmişler ve Paflagonya Eti egemenliğine girmiştir(M.Ö. 1330). Bizans Dönemi’nde Kastamonu gelişince Pompeiopolis küçülmüştür. Taşköprü biri 1308, diğeri 1927 de olmak üzere iki defa yanmış ve birçok tarihi eser yok olmuştur. 1927 yangınından sonra ilçede Kadastro uygulanmış, mevcut sokak düzeni oluşturulmuş, geniş caddeler açılmıştır. Çok sayıda köyün ekonomik merkezi olmasına bağlı olarak ekonomisi gelişmiş ve modern yapılar yapılmıştır. Ancak ilçenin genişleme imkânları değerlendirilmemiş, yukarıda belirtilen planın oluşturduğu tek merkeze bağlı olarak çok katlı yapılar çoğalmış, yerel mimari örnekleri yok olmaya yüz tutmuştur. Taşköprü, toplum ve kültür özellikleri bakımından Türk-İslam kültürünün egemen olduğu tipik bir Anadolu ilçesidir.İlçenin, özellikle “kuyu kebabı” meşhurdur.İlçe pazarı “cuma” günleri kurulur. Ayrıca, son yıllarda salı günleri “sarımsak pazarı” da kurulmaktadır.(Ayrıca, ilçeye bağlı Alatarla(germeç) köyünde “perşembe” günleri “Germeç pazarı” da kurulmaktadır.) TAŞKÖPRÜ BELEDİYESİ Cumhuriyetten önce Osmanlı Devleti zamanında kurulmuştur.Özellikle Hasan Altan döneminde kabuk değiştirmiş ve temiz modern bir ilçe olmuştur En son 2004 yılında seçilen Belediye başkanı Hasan Altan ile önceki belediye başkanı Mehmet Serdaroğlu, hâlen(2007 temmuz seçiminden beri) TBMM’nde Kastamonu milletvekili olarak görev yapmaktadırlar. 2007-2009 yılları arasında Mustafa Günay,Belediye başkanı olarak görev yapmıştır.29 Mart 2009′da Hüseyin Arslan, Belediye Başkanı seçilmiştir.
Köyleri: Abay | Abdalhasan | Afşar | Akçakese | Akdeğirmen | Akdoğan | Akdoğantekke | Akseki | Alamabatak | Alamakayış | Alamaşişli | Alasökü | Alatarla | Alibeşe | Alisaray | Armutlu | Arslanlı | Aşağıçayırcık | Aşağıçit | Aşağıemerce | Aşağışehirören | Ayvalı | Badembekdemir | Bademci | Bekdemirekşi | Bekirli | Beyköy | Boyundurcak | Bozarmut | Böcü | Bükköy | Celep | Çambaşı | Çaycevher | Çaykirpi | Çaylaklar | Çekiç | Çetmi | Çevik | Çiftkıran | Çiftlik | Çit | Çoroğlu | Çördük | Dağbelören | Derebeysibey | Derekaraağaç | Dereköy | Dilek | Donalar | Doymuş | Duruca | Erik | Ersil | Esenlik | Eskiatça | Eskioğlu | Garipşah | Gündoğdu | Güneykalınkese | Hacıali | Hamzaoğlu | Hasanlı | Hocaköy | İmamoğlu | İncesu | Kabalar | Kadıköy | Kapaklı | Karacakaya | Karacaoğlu | Karadedeoğlu | Karapürçek | Karnıaçık | Karşıköy | Kayadibi | Kayapınar | Kaygınca | Kese | Kılıçlı | Kıran | Kırha | Kızılcaören | Kızılcaörhen | Kızılkese | Kirazcık | Koçanlı | Kornapa | Köçekli | Kuylus | Kuzkalınkese | Küçüksü | Masatlar | Obrucak | Olukbaşı | Ortaköy | Ortaöz | Oymaağaçseki | Ömerli | Örhen | Örhenli | Paşaköy | Pirahmetli | Samanlıören | Sarıkavak | Sarıseki | Sarpun | Şahinçatı | Şehirören | Taşçılar | Tavukçuoğlu | Tekeoğlu | Tepedelik | Tokaş | Urgancı | Uzunkavak | Vakıfbelören | Yavuç | Yavuçkuyucağı | Yazıhamit | Yeniler | Yeşilyurt | Yoğunoluk | Yukarıçayırcık | Yukarıemerce | Yukarışehirören

Tosya bölge olarak ile çok eski bir yerleşim yeridir ve ne zaman, kimler tarafından kurulduğu kesin olarak bilinmemektedir. Şehrin, doğu-batı ticaretinde çok önemli olan "İpek Yolu" üzerinde kurulması önemini artırmış, şehir günümüze kadar çok önemli bir kültür ve ticaret merkezi olma özelliğini korumuştur. Tosya geçmiş dönemlerde sırasıyla Gasgas, Hitit, Firik Lidya, Kimer, Trak, Roma ve Bizans egemenliğinde kalmış, 1071 Malazgirt Zaferi’nden sonra, Çankırı ve Kastamonu ile beraber Türk yönetimine girmiştir. Bölge önce Anadolu Selçuklu Devleti sonra Candaroğulları, Çobanoğulları ve II. Murat döneminde de Osmanlı Devleti yönetimine girerek günümüze kadar gelmiştir. Bu sürenin 1071′den önceki yaklaşık 700 yılı Bizans, sonraki 930 yılında Türk yönetimine geçmiştir. Tosya ile ilgili kaynaklarda Tosya adının, Bizans döneminden kaldığı, daha önceki isminin de "Zoaka" olduğu, bugünkü Tosya adıyla ilgili olarak da "Doceia" nın Tosya'da yaşayan yerli bir ailenin adı olduğu, ve bu ailenin Kastamonu'da yaşayan Kommenler'le ilgileri olduğu , daha sonra bu adın Türkçe söylenişe uygun olarak "Tosya" olarak kullanılmaya başlandığı yazılmaktadır. Tosya'nın Türkler tarafından fethini Paflagonya olarak bilinen bölgenin fethi içerisinde aramak gerekir.Türkler Anadolu'ya ilk defa Hun'lar zamanında gelmişler, daha sonra Müslümanlığı kabul eden Türk beyleri İslam orduları ile Anadolu'daki gaza faaliyetlerine katılmışlardır. IX. Yüzyılın sonlarında Busru'l Afşini, Kayıoğlu Ahmet, Hakan Munis, Burduroğlu Rüstem, Ebu Sabit'in Türki, Toğanoğlu Ahmet gibi meşhur Türk komutanlar Sivas, Amasya, Niksar, Kayseri, Şebinkarahisar, Konya,Ereğli, Yalvaç, Bergama, Ankara, Ulukışla, Çankırı, Eskişehir gibi Anadolu'nun bir çok şehrini ele geçirmişlerdi. Ancak karşı taarruza geçen Bizans orduları bu şehirleri geri almayı başarmışlardı. Anadolu'nun büsbütün Türklerin eline geçmesi kuşkusuz ki 1071 Malazgirt Zaferinden sonra olmuştur. Selçuklular bu büyük zaferi kazandıktan sonra Anadolu'ya yaptıkları akınların niteliği değişmiştir. Daha önce Anadolu'yu tanıyan, keşfeden ve yıpratan akınlar yerine Malazgirt zaferinden sonra kalıcı ve yerleşme amacı ile fetihlere girişilmiştir. Bizans ordusunun Malazgirt'te kesin bir yenilgiye uğratılmasından sonra, Anadolu'da Türk akınlarına karşı durabilecek bir gücün kalmaması üzerine Türkler kısa bir süre içerisinde Üsküdar'a ulaşmışlardır. Anadolu yönetimsel birliğinin oluşturulmasından sonra ilk düzenli etkinlik II. Kılıç Arslan süresinde gerçekleşmiştir. II. Kılıç Arslan eski Türk yönetim anlayışına göre ülkesini oğulları arasında paylaştırdı. Bu paylaşımda Paflogonya olarak bilinen ve Pontus şehirleri olarak gösterilen Çankırı ve Kastamonu II. Kılıç Arslan'ın oğlu Ankara Beyi Mesut'a düşmüştür. Tosya, Çankırı ile Kastamonu arasında bir yerleşim yeri olduğuna göre yukarıda anlatılan yerlerle birlikte Türk yönetimine girdiği kabul edilebilir. 2009 yılı genel nüfus sayımına göre ilçe merkez nüfusu 27600, köy nüfusu 13974, toplam ilçe nüfusu 40930 kişidir. İlçeye bağlı bir belde ve 51 köy bulunmaktadır. İlimizin en büyük ilçesi durumundaki Tosya'da ağaç işleri sanayi,toprak sanayi,yem sanayi,dokumacılık sanayi ve el sanatları gibi değişik sanayi kolları mevcut olup, Özellikle ağaç ve toprak sanayi ilçe ekonomisine önemli bir katkı sağlamaktadır. Bunların yanında dokumacılık, özellikle kuşak, kese ve tela imalatı 1500′lü yıllardan beri yerel bir meslek dalı olarak gelmektedir. Yılda 3.5 milyon metreye varan tela imalatı yurdumuzun bu alandaki önemli bir ihtiyacını karşılamaktadır. Karadeniz Bölgesi’nin Batı Karadeniz bölümünde, Kastamonu iline bağlı bir kaza olan Tosya; Kastamonu'ya 70 km uzaklıkta olup, batısında Çankırı iline bağlı Ilgaz (Koçhisar) kazası, güneyinde Çorum iline bağlı İskilip kazası, doğusunda yine Çorum iline bağlı Kargı ve Osmancık kazaları ve kuzeyinde de Kastamonu merkez ilçe ve Taşköprü ile çevrilidir. Şehir güneyinden Devrez vadisine açılan düz bir arazi ile doğu, batı ve kuzey cephelerinden ise dağlarla kaplıdır.
Köyleri: Ahmetoğlu | Akbük | Akseki | Aşağıberçin | Aşağıdikmen | Aşağıkayı | Bayat | Bürnük | Büyükkızılca | Çakırlar | Çaybaşı | Çaykapı | Çeltikçi | Çepni | Çevlik | Çifter | Çukurköy | Dağardı | Dağçatağı | Dedem | Ekincik | Ermelik | Gökçeöz | Gökomuz | Gövrecik | İncebel | Karabey | Karasapaça | Kargın | Kayaönü | Keçeli | Kınık | Kilkuyu | Kösen | Kuşçular | Küçükkızılca | Küçüksekiler | Mısmılağaç | Musaköy | Özboyu | Sapaca | Sekiler | Sevinçören | Sofular | Suluca | Şarakman | Yağcılar | Yenidoğan | Yukarıberçin | Yukarıdikmen | Yukarıkayı | Zincirlikuyu



tarih: 12-08-2010 02:30 AM
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


Şu Anki Saat: 10:01 AM


Powered by vBulletin® Version 3.9.0
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.

Kız Arkadaş kız arkadaş, bedava kız arkadaş, kız arkadaş ara


kız arkadaş , bayan arkadaş , at yarışı , at yarışı sonuçları

kizarkadas.gen.tr seviyeli bir arkadaşlık sitesidir. Site içeriği site üyeleri tarafından oluşturulmaktadır. Sitedeki paylaşımlar üyelerin sorumluluğundadır. Site yöneticileri uygunsuz içerikleri tesbit ettiği takdirde o içeriği yayından kaldırmaktadır. Herhangi bir şikayet, istek ya da önerileriniz için bu linkteki foruma mesaj yazınız.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77