KIZ ARKADAS, bayan arkadas, arkadaslik, kiz msn adresleri

Geri git   KIZ ARKADAS, bayan arkadas, arkadaslik, kiz msn adresleri > GENEL > KIZ ARKADAŞ FORUMU > Chat


Manisanın ilçeleri hangisidir Manisanın ilçeleri neler manisa ilçesi Chat

KIZ ARKADAŞ BULMA SİTESİNE HOŞGELDİNİZ!

ÖNEMLİ UYARI

KIZ ARKADAŞ SİTESİ SEVİYELİ BİR ARKADAŞLIK SİTESİDİR. TÜRK AİLE VE AHLAK YAPISINA UYGUN OLMAYAN MESAJLAR YAZMAK, FOTOĞRAFLAR PAYLAŞMAK, SEKS VB. KONULAR İÇEREN BAŞLIKLAR AÇMAK, CEP TELEFONU PAYLAŞMAK YASAKTIR! TESPİT EDİLEN MESAJLAR VE ÜYELER TEK TEK SİLİNMEKTEDİR.



Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1 (permalink)  
Alt 12-14-2010, 06:32 PM
Senior Member
 
Üyelik tarihi: Aug 2009
Yaş: 26
Mesajlar: 68.487
Exclamation Manisanın ilçeleri hangisidir Manisanın ilçeleri neler manisa ilçesi


kizarkadas.gen.tr - sohbet ve chat haberleri

Manisanın ilçeleri hangisidir Manisanın ilçeleri neler manisa ilçesi

Manisanın ilçeleri hangileridir manisanın ilçeleri nelerdir manisada kaç ilçe vardır manisada bulunan ilçe sayısı.


Manisa ilinin ilçeleri: Ahmetli o Akhisar o Alaşehir o Demirci o Gölmarmara o Gördes o Kırkağaç o Köprübaşı o Kula o Salihli o Sarıgöl o Saruhanlı o Selendi o Soma o Turgutlu

Ahmetli, Manisa ilinin bir ilçesidir. 9.500 nüfuslu ilçe halkı geçimini üzüm, pamuk, (kırmızı, tarhanalık, salçalık) biber, domates, tütün ve zeytin üretimi yaparak sağlar. Doğusunda Salihli Batısında Turgutlu bulunur. Ege bölgesinin en verimli üzüm bağlarının Ahmetli ovasında olduğu belirtilmektedir. İlçede Celal Bayar Üniversitesinin Büro Yönetimi ve Muhasebe bölümleri bulunmaktadır. İzmir-Ankara asfaltı üzerinde olup ulaşımı kolaydır. Günün her saatinde Türkiyenin her yerine otobüs bulunabilir. Oldukça eski bir istasyon binası vardır ve halen hizmet vermeye devam etmektedir. Trenle de ilçeye kolayca ulaşılabilir. İlçenin en eski okulu 1938 yılında hizmete açılan Gazi İlk Öğretim okuludur. Her sene 6 Eylül tarihinde ilçenin Yunan İşgalinden kurtuluşu kutlanmaktadır.
Köyleri: Alahıdır o Ataköy o Bahçecik o Cambazlı o Dereköy o Derici o Dibekdere o Hacıköseli o Halilkahya o Karaköy o Kargın o Kestelli o Mandallı o Örnek o Seydiköy

Akhisar, Ege Bölgesi’nde bulunan, Manisa iline bağlı bir ilçedir. 1.750 km²’lik arazisi ve 158.455 nüfusu ile (2008 yılı adrese dayalı sayım sistemine göre) Manisa ve Ege Bölgesi’nin en büyük ilçesidir. İstanbul-İzmir karayolu üzerinde İzmir’den 80, Bandırma’dan 190, İstanbul’dan da 470 kilometre mesafededir. Aynı zamanda Bandırma-İzmir demiryolu üzerindedir. İlçe merkez nüfusu 101.000 ile ilçe merkezi olarak Manisa’nın Turgutlu’dan sonra 2. büyük ilçesidir. Bölge halkının en büyük geçim kaynağı ünlü Akhisar zeytinidir. Köftesi ve fayton yapımı da meşhurdur.

Akhisar’ın günümüzde canlı ve gelişmiş bir bölgesel ticaret merkezi olma niteliği, binlerce yıldan beri süregelen bir olgudur. Beş bin yıllık bir tarihe sahip olan Akhisar, antik çağlardan beri önemli yolların kavşağında, tanıklık ettiği birçok devir ve kültürü hazmederek, bu özelliğini korumuştur. Yeryüzünde paranın ilk kez kullanıldığı şehirlerden biri olan ve Hristiyanlığın ilk yedi kilisesinden birinin (Thyateira)kurulmuş olduğu Akhisar, Osmanlı İmparatorluğu devrinde de büyük bir kaza merkezi olarak önemini korumuş, günümüzde kendisine bağlı 9 belde ve 86 köyüyle yine canlı bir bölgesel merkez olma özelliğini sürdürmektedir. Akhisar, tarih boyunca Etiler, Akadlar, Lidyalılar, Romalılar; Bizanslılar; Saruhanlılar ve Osmanlılar yönetiminde kalmıştır. Lidyalılar zamanında senatosuyla, kalabalık nüfusuyla ve zenginliğiyle önemli bir şehir olmuştur. Bizans imparatoru Konstantin tarafından Gölmarmara’ya sürülen Tyeder, Akhisar’ın şimdiki istasyonla hastane arasına beyaz bir kale yaptırmasıyla birlikte, eski Tyatir adı Aspro Kastro oldu. ASPRO (Ak) KASTRO (Hisar) demektir. 1307 yılında Türk’lerin yönetimine geçince, Aspro Kastro adı Türkleştirilerek Akhisar oldu. 1390 yılında Akhisar, Osmanlıların yönetimine geçti. 1923 yılına kadar Saruhan Sancağı’nın kazası olarak yönetildi. 1927 yılında Saruhan Vilayeti’nin adı Bakanlar Kurulunca Manisa Vilayeti olarak değiştirildi. Akhisar da, Manisa Vilayetinin kazası oldu.

1919-1922 yılları arasında Yunan işgali altında kaldı. 6 Eylül 1922 tarihinde düşman işgalinden kurtuldu. Akhisar İlçesi, Manisa İli'nin kuzeyinde aynı adlı ovada kurulmuştur. İlin en büyük ilçesidir. Batı yönünde Saruhanlı, kuzeyde Kırkağaç, Soma ve Balıkesir'in Sındırgı ilçesi, doğuda Manisa’nın Gördes ve güneyde Gölmarmara İlçeleri ile komşudur. Manisa İli, Türkiye’nin en büyük sekizinci ilçesidir. Akhisar Manisa’ya 52 km., Ege Denizi’ne 100 km. uzaklıktadır. Denizden yüksekliği 106 metre, yüzölçümü 1680 km2 dir. En yüksek dağı 1.224 m. yüksekliği ile Kuzey-Doğudaki Sıdan dağıdır. İlçe, İzmir-İstanbul karayolu üzerinde bulunup İzmir-Ankara ve İzmir-Bandırma demiryolu Akhisar’dan geçer. Manisa'ya 52, İzmir'e 90, Balıkesir'e 86 km. uzaklıktadır. Ulaşım, çoğunlukla 1955 yılında açılan karayolu ile sağlanmaktadır. Akhisar'ı İzmir'e bağlayan demiryolu 1890 yılında inşa edilmiştir. Bu demiryolu 1912 yılında Bandırma'ya kadar uzatılmış ve İstanbul'a bağlantı sağlanmıştır.Akhisar İlçesi'nin 19. yüzyıldan 20. yüzyılın sonlarına kadar olan idari yapısının gelişimi Stewig'in derlediği haritalardan gözlemlenebilmektedir. Manisa İli'ne bağlı olan Akhisar İlçesi'nin merkez dışında 9 beldesi, 86 köyü ve 14'ü merkezde bulunan 31 mahallesi vardır. Akhisar ilçesi merkez haricinde 9 kasaba ve 86 köyden oluşmaktadır. 2008 Yılı adrese dayalı Nüfus Sayımı sonuçlarına göre, İlçenin toplam nüfusu 158.455 olup, şehir Nüfusu 99.423, Kasaba ve Köyler nüfusu ise 60.768 olup, kasaba nüfusu aşağıya çıkarılmıştır.
Köyleri: Akçaalan o Akçeşme o Akkocalı o Arabacıbozköy o Aşağıdolma o Ballıca o Başlamış o Bekirler o Boyalılar o Büknüş o Bünyani Osmaniye o Çamönü o Çanakçı o Çıtak o Çobanhasan o Çoruk o Dayıoğlu o Dereköy o Dingiller o Doğankaya o Doğuca o Dolmadeğirmen o Durasıl o Erdelli o Eroğlu o Evkafteke o Göcek o Gökçeahmet o Gökçeler o Hacıibrahimler o Hacıosmanlar o Hamidiye o Hamitköy o Hanpaşa o Harmandalı o Hasköy o Işıkköy o İsaca o Kadıdağı o Kapaklı o Karabörklü o Karaköy o Karayağcı o Kavakalan o Kayganlı o Kızlaralanı o Kobaşdere o Kobaşkıran o Kocakağan o Kömürcü o Kulaksızlar o Kurtulmuş o Moralılar o Musaca o Musalar o Muştullar o Pekmezci o Pınarcık o Rahmiye o Sabancılar o Sağrakçı o Sakarkaya o Sarıçalı o Sarılar o Sarnıçköy o Sazoba o Seğirdim o Selçikli o Selvili o Sırtköy o Sindelli o Söğütlü o Süleyman o Sünnetçiler o Şehitler o Taşçılar o Topluca o Tütenli o Ulupınar o Üçavlu o Yatağan o Yayakırıldık o Yaykın o Yeğenoba o Yenice o Yenidoğan o Zeytinliova

Alaşehir (Yu. ???????????, Filadelfiya), Manisa ilinin bir ilçesi. Eski cumhurbaşkanı ve genelkurmay başkanı Kenan Evren’in doğup büyüdüğü şehirdir. Alaşehir İlçesi, İç Ege Bölgesinde, Batı Anadolu’daki doğu-batı yönlü ovalardan biri olan Gediz ovasının doğu kesiminde bulunmaktadır. Yüzölçümü 977 km².dir. Alaşehir ilçe merkezi 28 derece 31 dakika 38 saniye doğu boylamı, 38 derece 21 dakika 41 saniye kuzey enlemi üzerinde bulunmaktadır İlçe merkezinin deniz seviyesinden yüksekliği 189 metredir. İlçe, Alaşehir çayının da içinden aktığı bir grabenden ve bunu güneyden ve kuzeyden sınırlayan oldukça yüksek plato ve dağlardan ibarettir. İlçenin coğrafi alanı içerisinde dört önemli jeomorfolojik ünite bulunmaktadır. Bu jeomorfolojik üniteler güneydeki Bozdağlar kütlesi, kuzeyindeki Uysal dağları kütlesi ve bu iki dağ kütlesi arasındaki Alaşehir ovası ve güneydoğusundaki engebeli Uluderbent çayı vadisidir. Bozdağların ortalama yükseltisi 1000-1100 m kadar olan plato yüzeyleri üzerinde bazı yerlerde yükseltisi 2000 m’yi aşan doğudan batıya doğru Dindarlı Dağları (1040 m), Çaldağı (1430 m), Karaöküz Dağı (1396 m), Hacıalikarlığı (1839 m), Gözlüğbaba Dağı (1879 m), Çulha Dağı (1555 m), Karadağ (1400 m) ve Kartal Tepe (2070 m) gibi yüksek doruklar bulunmaktadır. Genel olarak 1000 m yükseklikte bulunan kuzeydeki dağlık kütleyi ise, doğudan batıya doğru sırasıyla Uysal Dağları (1311 m), Umurbaba Dağı (1555 m), Karadağ (1108 m) ve Kaysan Tepe (1135 m) oluşturmaktadır. İlçede Akdeniz ikliminden karasal iklime geçiş özelliği gösteren bir iklim egemendir. Genel olarak ılıman bir iklimin geçtiği Alaşehir'de yaz ayları oldukça sıcak ve kurak geçer. Yazın bölgede sıcaklığın 40 dereceye kadar çıktığı görülür. Kışın yıllık yağış ortalaması 500 mm3 olup, yağışların büyük bir kısmı kış aylarında düşer. İlçe ekonomisi tarım, hayvancılık, sanayie dayalıdır. Yetiştirilen başlıca tarımsal ürünler, üzüm başta olmak üzere, tütün, pamuk, tahıl, armut ve zeytin yetiştirilir. Hayvancılıkta sığır ve koyun yetiştirilir. İlçede ayrıca 60 üzüm ihracatı yapan firma, 40 üzüm işletmesi, Tariş Üzüm Entegre Tesisleri ve Suma Fabrikası ile Sarıkız Maden Suyu Fabrikası bulunmaktadır…
Beldeleri: Kavaklıdere
Köyleri: Akkeçili o Alhan o Aydoğdu o Azıtepe o Badınca o Bahadır o Bahçedere o Bahçeliköy o Baklacı o Belenyaka o Caberburhan o Caberfakılı o Caberkonaklı o Çağlayan o Çakırcaali o Çamlıbel o Çarıkbozdağ o Çarıkkaralar o Çeşneli o Dağarlar o Dağhacıyusuf o Delemenler o Erenköy o Evrenli o Girelli o Göbekli o Gülenyaka o Gülpınar o Gümüşçay o Gürsu o Hacıaliler o Horzumalayaka o Horzumçamtepe o Horzumembelli o Horzumkeserler o Horzumsazdere o Ilgın o Işıklar o İsmailbey o İsmetiye o Karacalar o Karadağ o Kasaplı o Kestanederesi o Kozluca o Kurudere o Matarlı o Narlıdere o Osmaniye o Örencik o Örnekköy o Sarıpınar o Selce o Serinköy o Serinyayla o Sobran o Soğanlı o Soğukyurt o Subaşı o Şahyar o Tepeköy o Toygar o Üzümlü o Yahyaalcı o Yeniköy o Yuvacalı

Demirci, Manisa’nın ilçelerinden birisidir ve Demirci, Asıl Ege ile İç Ege’nin dokunak noktasında 30.000 civarındaki merkez nüfusu ile şirin bir yerleşimdir. İlçenin merkezi, eski çağlarda Lydia Bölgesi ile Misis Bölgesi arasında doğal sınır olarak kabul edilen Demirci Dağı’nın batı eteklerinde kurulmuştur. Yontma Taş, Cilalı Taş, Bakır ve Tunç devirlerini yaşamış yerleşim alanıdır. Hitit, Frigo, Lidya, Pers, İskender, Bergama, Roma’nın ikiye ayrılmasından sonra Bizans (Doğu Roma) egemenliklerini tanıyan, yeni yerleşimlerle gelişen ilçe, Anadolu Beylikleri döneminde Türk egemenliği altına girmiştir. Bütün Anadolu’nun Türkleşmeye başladığı bir sırada Batı Anadolu’ya bir uçbeyi olarak atanan Saruhanoğulları Gaza ve Cihad geleneği ve fethedilen yerlerin fethedenlere yurt olarak verilmesi geleneği içinde, Demirci ve Çevresi 1310 yılından sonra Karesi egemenliğine girmiştir. Karesioğullarının Osmanlı’ya bağlanmasından sonra Yıldırım Beyazıt, Saruhanoğlu Hızır Şah’a Demirci, Adala, Gördes, Kayacık ve Kemaliye taraflarının yönetimini bırakmıştır. Hızır Şah döneminde Demirci,icikler Borlu ve çevre köylerinde birçok vakıf yapılmıştır. Kültürel yatırımlar gerçekleşmiştir. Osmanlı belgeleri Hızır Şah’ın adından da çok söz etmektedir. 141O’da Hızır Şah’ın öldürülmesiyle Devlet Han’ın oğlu Yakup Bey, Demirci’de hüküm sürmüştür. Saruhanoğulları’nın hâkimiyetinin 1412′de sona ermesi sonucu o tarihten 1920 tarihine kadar, yani Yunan işgaline kadar Osmanlı egemenliğinde kalan Demirci, Saruhan Sancağı’na bağlı olarak 1595 yılına dek veliaht şehzadelerin yönetimi altında bulunmuş bir kaza merkeziydi. İlçe, Ege Bölgesinin iç batı Anadolu bölümünde yer alır. İl Merkezi’ne 165 km uzaklığı nedeniyle diğer ilçelere nazaran en uzak ilçe konumundadır. Doğu ve kuzeydoğusunda Kütahya, kuzeyinde Balıkesir ili ile sınır teşkil eder ve güneyinde Manisa ilçelerinden Selendi, Kula, batısında ise Gördes ile kısmen de Köprübaşı ilçeleri ile çevrili bir konuma sahiptir. Kapalı havza konumunda olan ilçe; Simav Dağları ve 1475 m. yükseklikteki Akçakertik Sırtı, 1487 m: yükseklikteki Türkmen Dağı, 1535 m yükseklikteki Asi Tepesi bulunmaktadır. Ayrıca Demirci Simav Dağlarında Damcık, Ziyaret Tepe 1795 m. yüksekliktedir. İlçede kuzeyden güneye akmakta olan Demirci Çayı bulunmaktadır. İlke çayının kollarını ise Asi Tepesi dağının güney ve doğusuna düşen sahalarda sırayla Gümele Deresi, Değirmen Dere ve Iklıkçı Derelerinin birleşmesiyle Alaağaç Deresi ve nihayet daha doğuda Minnetler deresi oluşturmaktadır. Başlıca geçim kaynakları az miktarda hayvancılık ve tarımdır. Tütün, üzüm, kiraz ve elma başlıca tarım ürünleridir. Bunun dışında öğrenciler ekonomiyi oldukça olumlu yönde etkiler. Ayrıca, dünyaca ünlü halı fabrikalarıyla da ekonomiye büyük katkıda bulunur. Ayrıca, son yıllardaki en büyük geçim kaynaklarından birisi de yün cami halısı üretimidir. Dünyanın her kıtasında Demirci’de üretilen yün cami halılarına rastlamak mümkündür. İhracat kaydı ile yapılan satışlar, Demirciye giren döviz miktarında da çok önemli bir artış olmasını sağlamıştır.
Köyleri: Ahatlar o Ahmetler o Akdere o Alaağaç o Armağan o Armutlu o Ayvaalanı o Azizbey o Bardakçı o Bayramşah o Boyacık o Bozcaatlı o Bozköy o Büyükkıran o Çağıllar o Çamköy o Çanakçı o Çandır o Çardaklı o Çavullar o Çayköy o Çöğürler o Danişmentler o Delidemirciler o Dikilitaş o Elek o Erişler o Esenyurt o Eskihisar o Gerencik o Gökveliler o Gömeçler o Gülpınar o Gümele o Gürçeşme o Güveli o Hırkalı o Hoşçalar o Hüdük o Iklıkçı o İmceler o İmrenler o İsmailler o Karacaibrahim o Karaisalar o Kargınışıklar o Karyağdı o Kayaköy o Kayranokçular o Kazancı o Kerpiçlik o Kılavuzlar o Kışlak o Kızılca o Kovancı o Köpüler o Köylüce o Kulalar o Kulalı o Kuyucakkarapınar o Kuzeyir o Kuzuköy o Küçükkıran o Küçükoba o Marmaracık o Mezitler o Minnetler o Öksüzlü o Ören o Örücüler o Rağıllar o Rahmanlar o Sağnıç o Saraycık o Sayık o Selviler o Serçeler o Sevinçler o Söğütçük o Talas o Taşokçular o Tekeler o Teperik o Tokmaklı o Ulacık o Üşümüş o Yabacı o Yarbasan o Yavaşlar o Yeğenler o Yenice o Yeşildere o Yeşiloba o Yiğitler o Yumuklar

Gölmarmara Ege Bölgesinin Kuzey Batı kesiminde yer almaktadır.İlçemizin Batısında Saruhanlı ve Manisa Kuzeyinde Akhisar ve Gördes,Güney doğusunda Salihli Güney batısında Ahmetli ve Turgutlu ile sınırlanmıştır.Yüzölçümü 226 kilometre karedir.Marmara Dağının eteğinde kurulmuş, son yıllarda düzlüğe doğru bir yerleşim alanı inmektedir. İlçe merkezine 12 km uzaklıkta Marmara gölü bulunmaktadır.Marmara gölü Gölmarmara ile Salihli arasındadır.Teknoteknik kökenli bir oluk üzerinde oluşmuş, Alüviyal bir set gölüdür.Gölün bulunduğu oluk Gediz Depresyonuna bağlanan bir çukurluktur.Kuzeybatıdan Güney doğuya doğru uzanan fayların sınırlandırdığı bu alanda, Menderes masifinin formasyonları ve alüvyonlar yaygındır.Marmara gölü doğal bir set gölü olmasına rağmen,yapay kanalları vasıtasıyla baraj gölü fonksiyonu kazanmış bir göldür. Göle bağlanan kanallar kış aylarında önemli miktarda suyun depolanmasını sağlarken, gölden tarım alanlarına yönelmiş olan kanallarda yaz aylarında sulamaya katılmaktadır. Marmara Gölüne Gediz ırmağından su aktarılmaya başlanmıştır.Gölün sulak alan olarak önemi artmaktadır. Marmara Gölünün bulunduğu sahada Paleozoik yaşlı araziler yaygındır.Bunlar şist ve mermerlerden oluşan fomasyonlardır.Gölün Kuzey batısındaki tepelerde vaktiyle işletilen mermer ocakları şimdi terkedilmiştir.Evliya Çelebinin Mermere (Mermercik) diye bahsettiği Gölmarmara adı bu ocaklardan almıştır. Gölmarmara'nın yanıbaşındaki bu tepeye 'Marmara dağı' adı verilmiştir. Marmara Gölünün drenaj alanının 1780 kilometrekare olmasına karşılık kurak iklim koşullarının etkisi altındadır.
Köyleri: Ayanlar o Beyler o Çamköy o Çömlekçi o Değnekler o Hacıbaştanlar o Hacıveliler o Hıroğlu o Kayaaltı o Kılcanlar o Ozanca o Taşkuyucak o Tiğinli o Yeniköy o Yunuslar

Gördes, Manisa iline bağlı bir ilçedir. Gördes ilçesinin ne zaman kurulduğu ve ilçenin nereden geldiği kesin olarak bilinmemektedir. İlk çağlardan bu yana önemli bir yerleşim bölgesi üzerinde bulunan Gördes, Şarl Leksiyon’un 1842 tarihinde yazdığı “Küçük Asya” adlı kitapta iyonluların Atina kralı Kadüz’ün oğlu tarafından kurulduğu yazılmaktadır. İlk çağlarda Gördes’e Anadolu'nun birçok yerleşim yerlerinde isim olarak kullanılan “Gördes” denilmekteydi. Bugünkü Gördes Lidya’da bir şehir olup, daha sonraki devirlerde ” Julia Gordes” adını almıştır. Gördes ismi yabancı kaynaklarda Guerdez olarak geçer. Evliya Çelebi Gördes’ten “Gördes şehri Köritöz” olarak söz eder. Halk arasında ise, bölgeye ilk yerleşen “Kördost” adlı göçebelerin adının zamanla Gördes’e dönüştüğü ve bölgenin isminin buradan geldiği anlatılmaktadır. Gördes, sırasıyla Persler, Makedonyalılar, Roma İmparatorluğu ve Bizans İmparatorluklarının egemenliklerinde kalmış; 1071 Malazgirt Savaşı’ndan kısa bir süre sonra Türklerin eline geçmiştir. Selçuklu Devleti’nin yıkılmasından sonra Karesi Beyliği’nin sınırları içinde kalmıştır. 1641 yılında Gördes’ten geçen Evliya Çelebi’nin belirttiği gibi; Büyük İskender tarihinden sonra Yankoa Kralının Veledi Nakeplerinden Köritöz adlı kral’ın elinden Saruhanoğlu Yakuphan tarafından fethedilmiştir. Bedesti Ulaş Bey’e daha sonra Yakup Şah’ın Kızının nikahı sonrasında çeyiz yoluyla Yıldırım Bayezid’ın eline, dolayısıyla Osmanlı İmparatorluğu topraklarına katılmıştır. Gördes İlçesi, Ege Bölgesi’nin İçbatı Anadolu Bölümü’nde 38° 55′ kuzey enlemi, 28° 18′ doğu boylamı üzerindedir. İlçe Ege Bölgesinde, Manisa iline bağlı olup, Manisa’nın Kuzey-Doğusuna düşmektedir. İlçenin doğusunda Demirci ve Köprübaşı, güneyinde Salihli, Batısında Akhisar ve Kuzeyinde ise Balıkesir iline bağlı Sındırgı ilçeleriyle komşudur. Gördes, deniz seviyesinden 680 Metre yüksekliktedir. İlçe toprakları küçük akarsu vadileriyle yarılmış bir yayla görünümündedir. İlçenin yazları kurak ve sıcak, kışları ılık ve yağışlı bir iklimi vardır. Yıllık yağış ortalaması 500 - 700 m³ arasında değişmektedir. Ortalama sıcaklık 11 - 13 c° dir. Ormanlık alanları ilçemizin toplam alanında %45 gibi önemli bir yer tutmaktadır. En önemli akarsuyu Gördes (Kum çayı) deresidir. 2007 Yılı nüfus tespiti sonuçlarına göre, Köy ve kasabaların nüfusu 22.876′ya düşmüştür. İlçe merkezi nüfusu yüzde 4,8 oranında azalmışmıştır. İlçenin genel nüfus toplamı 33.171′dir, genel nüfus içerisinde kadın nüfusu erkek nüfusuna göre daha fazladır (Son yıllarda erkekleri ilçe dışına çalışmaya gitmesi bunda etkilidir.). 2000-2007 yılları arasında nüfus artışı -13 olmuştur(azalmıştır). Toplam nüfusun % 31′i kentlerde, % 69′u ise kırsal alanda yaşamaktadır. 2007 genel nüfus sayımı sonucuna göre ilçe merkezinin nüfusu 10.295'dir. Gördes ilçesinin sosyal yaşantısı ile iş ve çalışma hayatı komşu ilçeler ile bağlantılıdır. İlçenin en temel kaynağı tütüncülük, haşhaş üretimidir. Bunların dışında buğday, arpa yetiştirilmektedir. Son yıllarda kiraz üretimi, çilek üretimi ve yayla bağcılığı çalışmaları ve belli bölgelerinde de patates, bezelye, domates ve salatalık üretimi yapılmaktadır.
Köyleri: Akpınar o Balıklı o Bayat o Beğel o Beğenler o Benlieli o Boyalı o Börez o Çağlayan o Çatalarmut o Çiğiller o Dağönü o Dalkara o Dargıl o Deliçoban o Dereçiftlik o Doğanpınar o Dutluca o Efendili o Fundacık o Gölbaşı o Kabakoz o Kalemoğlu o Karaağaç o Karakeçili o Karayağcı o Karayakup o Kaşıkçı o Kılcanlar o Kıran o Kıymık o Kızıldam o Kobaklar o Korubaşı o Köseler o Kuşluk o Kürekçi o Malkoca o Oğulduruk o Pınarbaşı o Salur o Salurçiftliği o Sarıaliler o Şeyhyayla o Tepeköy o Tüpüler o Ulgar o Yakaköy o Yeniköy o Yeşilyurt

Kırkağaç: Manisa ilinin bir ilçesidir. Şehir 1400′lü yıllarda Türkler tarafından kurulmuş ve zaman içinde Rumlar, Ermeniler ve Yahudilerin yerleşimine uğramıştır.Yunan işgalinden sonra şehirde yaşayan gayri müslimler de işgalciler ile birlikte şehri terk etmiştir. Mübadele ile beraber; Yunanistan’dan gelen mübadiller şehre yerleştirilmiştir. Özellikle Midilli, Drama’nın Pravişte kazasının Esirli, Paliohor, Dranova köyleri ile Selanik Avrethisar Paprat muhacirleri Kırkağaç’a iskan edilmiştir. Manisa’nın küçük ilçelerinden biridir. Nüfusu 20 900 civarındadır. Kendi adıyla anılan ova ve yunt dağı eteklerinde kurulmuştur. 13 km. mesafedeki Soma nedeniyle fazla gelişememiştir. Ekonomisi tamamıyla tarıma dayalıdır. Küçük çaplı sanayi kuruluşlarıda hammadde olarak bölgede üretilen zeytin, domates, üzüm vb.işler. Ülke çapında ünlü Kırkağaç kavunlarının memleketidir. Ayrıca traktör galerileri ilçede oldukça faaldir. Beylikler döneminde Karasi Beyliği’na bağlı bir ilçedir. Kırkağaç 6. Jandarma Komando Eğitim Alay Komutanlığı Kırkağaç çıkışında Soma istikametindedir ve Alay’dan hemen sonra Kırkağaç’ın mesire yeri, panayırı şeklini alan Kırkağaç çamlığı bulunmaktadır. Son birkaç senedir resmiyet kazanan Kırkağaç Çam Mesiresi çok uzun yıllardır yöre insanının tek ve en önemli eğlence kaynağıdır. Bir panayır görünümündeki mesirenin en önemli farkı ilçe insanının panayır boyunca çamlık içinde çadırlar kurarak burada konaklamasıdır. Son zamanlarda şehir dışından da misafirler ağırlamaya başlayan Kırkağaç Çam Mesiresi yavaş yavaş tanınmaya başlamasına rağmen kendini geliştiremediği için yöre insanının gözünde eski önemini kaybetmektedir. Ayrıca Kırkağaç’ta Gençlik ve Spor Müdürlüğüne bağlı bir tesis bulnur. İzci ve sporcuların kullandiği bu tesis ilçede bulunan Sarıkız Mezarlığı yakınında bulunur.2007 Yılı Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi sonuçları açıklandı.Buna göre ilçe merkezi nüfusu 26.006, Toplam Nüfusu ise 50.903 oldu.
Beldeleri: Bakır o Gelenbe o İlyaslar o Karakurt
Köyleri: Alacalar o Alifakı o Bademli o Bostancı o Çaltıcak o Çiftlikköy o Çobanlar o Demirtaş o Dualar o Fırdanlar o Gebeler o Gökçukur o Güvendik o Hacet o Halkaavlu o Hamidiye o Hamitli o Işıklar o Kınık o Kocaiskan o Kuyucak o Küçükyaya o Musahoca o Öveçli o Sakarlı o Siledik o Söğütalanı o Yağmurlu

prübaşı, Manisa iline bağlı bir ilçedir. İlçe civarında bulunan mağaralardaki insan yaşantısı belirtilerinden İlçe çevresinin bakır ve tunç devirlerini de yaşadıkları anlaşılmaktadır. Bölgede bulunan "Sidas Harabeleri" Frig, Lidya ve Pers İmparatorluklarına ait medeniyetlerin varlığına işaret etmektedir. Bazı tarihçilere göre Köprübaşı çevresinde Etiler’in hüküm sürdüğü kabul edilmektedir. Sonradan yöre Lidya, Pers, Bergama Krallığı ve Saruhanoğullarının egemenliğinde kalmıştır. M.Ö. 333 yılından itibaren Makedon Kralı Büyük İskender, M.Ö. 190 yılından sonra ise; Bizans (Doğu Roma) dönemlerini gören yöremiz, 1071 Malazgirt Zaferi'nden sonra 1074 yılından itibaren Türklerin egemenliğine girmiştir. 131O yılından sonra Anadolu Beylikleri'nin egemenliğine girmiştir. Saruhanoğlu Çuha Bey, onun ölümünden sonra oğlu Devlethan, onun ölümünden sonra da Yakup Çelebi yörenin hakimi olmuştur. Saruhanoğulları'nın hakimiyeti 1412 yılında son bulmasıyla 1920 yılına kadar Osmanlı egemenliğinde kalmıştır. Gediz Nehri üzerinde kurulan Demirköprü Barajının su tutmaya başlaması ve suyun hızla doğu istikametine ilerleyerek Borlu Nahiyesi topraklarını su altında bırakması sonucu, Borlu halkının bir kısmı 1958 den itibaren şu anki Köprübaşı İlçesinin kurulduğu yere yerleşmişlerdir. Esas yerleşim ise 1959 yılında olmuştur. O yıllarda şu anki demir köprünün yerinde iki gözlü beton bir köprü olduğu ve İlçenin adının buradan geldiği bilinmektedir. 1967 yılında Belediyelik olan Köprübaşı 20 Mayıs 1990 tarih ve 20523 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 3644 sayılı 130 ilçe kurulması hakkındaki kanun ile ilçe olarak 25 Ağustos 1991 tarihinden itibaren fiilen ilçe faaliyetlerine başlamıştır. Köprübaşı ilçesi Manisa ilinin kuzeydoğusunda, Salihli - Demirci karayolu üzerinde yer alır. Kuzey batısında Gördes, kuzeydoğusunda Demirci, batısında Gölmarmara, güneydoğusunda Demirköprü Baraj Gölü, güneybatısında Salihli, güneyinde Kula ve Alaşehir, doğusunda da Selendi ilçesi ile çevrilidir. İlçe topraklarını Dibek ve Çomak Dağlarının güney uzantıları, doğusunda Toprak tepe, batısını da Tülüce ve Kayran dağları engebelendirir. Kayran Dağlarının eteklerinde kurulan ilçenin büyük bir bölümü Demirköprü Barajı'nın içerisindedir. Gediz ve Demirci Çayı vadisi ilçenin belli başlı düzlükleridir. İl merkezine 120 km ,Salihli ilçesine 53 km., Demirci ilçesine 50 km. uzaklıktadır. İlçenin yüzölçümü 25.200 ha.olup, Köprübaşı İlçesinin merkezi 14 paftadan oluşan 225 hektarlık imar planı mevcuttur. İlçemiz Köprübaşının mücavir alanı 900 hektar olup, bunun 150 hektarı yerleşim alanıdır. İlçenin rakımı 250 Metredir. Köprübaşı İlçesi Gediz çöküntü havzası üzerinde yer alır. İlçenin güney batısında Dibek Dağları, kuzey doğusunda Çanak Dağları ve kuzeyinde Kayran Dağları yer alır. Baraj sahası içerisinde kalan ve halk tarafından ova olarak bilinen Gediz ve Demirci çayı vadisi en düz ve en verimli arazisidir. İlçede, Akdeniz iklimi hüküm sürmekte olup, Akdeniz iklimi ile kara ikliminin etkisi altındadır. Bu nedenle yazları sıcak ve kurak, kışları ılık ve yağışlı geçer. Hava sıcaklığı -1 ile +35 derece arasında değişir. İlçe tipik Akdeniz iklimi özelliklerini taşır. En çok görülen ağaç türü palamut ağacı da denilen meşe cinsidir. İlçe halkının geçim kaynağı tarıma dayanmaktadır. Genel olarak susuz tarım yapılır. Yetiştirilen ürünler arasında çilek, buğday, arpa, zeytin,haşhaş, üzüm ve tütün yetiştiriciliğide yer almaktadır. Özellikle son 5 yılda ilçenin kaderi çilek sayesinde değişti. Ekonomi yüzde 80 canlandı, göç önlendi. Hatta göç edenlerin bir kısmı da döndü. 10 yıl önce 2 serada başlayan üretim, 2 bin dekar araziye yayıldı. Üretimin gelecek yıllarda daha da yaygınlaşacağı ümit ediliyor. Ayrıca son yıllarda tavukçuluk da yaygın olarak yapılmaktadır. İlçenin baraj gölü kıyısında bulunması sebebiyle tatlı su balıkçılığı da ilçe ekonomisine büyük katkı yapmaktadır. İlçede kurulan su ürünleri kooperatifi, baraj gölünden elde edilen bu balıkların üretim fazlasını ilçe dışına pazarlayarak ilçe ekonomisine katkı yapmaktadır.
Köyleri: Akçalan o Alanyolu o Arpacı o Azimli o Bozburun o Cıcıklı o Çarıklar o Döğüşören o Esatköy o Gölbaşı o Gündoğdu o İkizkuyu o Karaelmacık o Kasar o Kavakyeri o Kemhallı o Kıdırcık o Kınık o Kıranşeyh o Killik o Kozaklı o Kurtlar o Mestanlı o Sargaç o Uğurlu o Yardere o Yeşilköy

Kula Manisa ilinin bir ilçesi ve bu ilçenin merkezi olan kasabadır. 2009 yılı nüfus sayımı itibariyle merkez kasaba nüfusu 24.241 ve tüm ilçe nüfusu 47.521′dir. İlçe alanı 918 Km2′dir. Kasabanın rakımı 720 metredir. Kula mimari, etnografik, arkeolojik, tarihi ve görsel değerleri ile Ege'nin ilçelerinden biridir. Bölgede yapılan kazılarda Katekekaumene (Yanık yöre) sınırı içinde Demir Köprü barajı yakınındaki Divlit'te ilkel insanın ayak izlerine rastlanılmıştır. Bunun yanı sıra yapılan kazılarda M.Ö. 56 yılına ait mermer kabartma ve kitabelerden Kula ve çevresinin önemli bir yerleşim alanı olduğu ortaya çıkmaktadır. Eski dönemlerde Kula'nın civarında kurulmuş bulunan Meonya (Menye) Mysien ve Lidya arasında bir yerleşim alanı idi ve buradan geçen yol Sardes-Salihli'den başlar ve Menye-Sandal-Gölde üzerinden geçerdi.Kula'daki yerleşim zamanla civarındaki yerleşim alanlarının önemini yitirmesi sonucunda gelişmiştir.Kula'nın ismini burç manasında olan KULE'den almış olduğu belgelerden anlaşılmaktadır. Kula'nın ismi hakkında pek çok araştırmacı inceleme yaptıkları halde kesin bir sonuca varılamamıştır.Bir söylentiye göre de havası suyu iyi ve şifalı olduğundan zengin bir kişinin hasta olan kızı için buraya bir kule yaptırdığı ve buranın zamanla gelişip bu günkü duruma geldiğinden bahsedilir. Kula'nın Bizanslıların elinde iken ismi Opsikion'dur.Bunu Kula'nın 20 km batısındaki Maionia (menye) ile beraber bir piskoposluk teşkil etmesinden anlıyoruz. Kula'nın Türkler eline geçmesi 107l Malazgirt savaşından sonra XI.y.yılın II yarısında 1075-1076 Türkmen aşiretlerinin Kula ve çevresine kadar kısa zamanda yayıldıkları görülmüştür.Anadolu Selçuklu Hükümdarı Alaettin Keykubat zamanında Kula ve çevresi tamamen Türklerin eline geçmiştir.
Köyleri: Ahmetli o Aktaş o Ayazören o Ayvatlar o Balıbey o Başıbüyük o Battalmustafa o Bayramşah o Bebekli o Börtlüce o Çarıkballı o Çarıkmahmutlu o Çarıktekke o Çiftçiibrahim o Dereköy o Emre o Encekler o Erenbağı o Eroğlu o Esenyazı o Evciler o Gökdere o Gölbaşı o Güvercinlik o Hacıtufan o Hamidiye o Hayalli o İbrahimağa o İncesu o Kalınharman o Karaoba o Kavacık o Kenger o Konurca o Körez o Narıncalıpıtrak o Narıncalısüleyman o Ortaköy o Papuclu o Saraçlar o Sarnıçköy o Şehitlioğlu o Şeremet o Şeritli o Şeyhli o Tatlıçeşme o Yağbastı o Yeniköy o Yurtbaşı

Salihli, Manisa ilinin genel nüfusu en kalabalık olan ilçesidir. Salihli, Izmir-Ankara (E-96) karayolu ve İzmir-Uşak-Afyon demiryolu üzerindedir. Manisa il merkezine 72 km. ve İzmir il merkezine yaklaşık 96 km. uzaklıkta bulunan ilçe, batıdan Ahmetli, kuzeybatıdan Gölmarmara, kuzeyden Gördes ve Köprübaşı, kuzeydoğudan Demirci, doğudan Kula, güneydoğudan Alaşehir ve güneyden Ödemiş tarafından çevrilmiştir. Salihli ilçesi, güneyinde Bozdağlar Silsilesi, (3.157 m) kuzeyinde Gediz Ovası ile kaplı olup, ovanın kuzeyinde Dibek dağları (1.120 m), kuzeydoğusunda Üşümüş Dağları (2095 m) bulunmaktadır. Şehrin nüfusu 2008 yılına göre 98.108′dir. 1973′te 67.000 olan nüfusu 1990′da 83.861′e, 2000′de 96.600′ye, 2007′de 101.000′e çıkmıştır. 2007 seçimlerine göre Salihli Manisa’nın toplam nüfus açısından en kalabalık ilçesidir. Merkez Nüfusu açısından manisanın en büyük ilçesidir merkezi nufusu 148.600 dür. Yöre tarihinin çok eskilere dayandığı, baraj gölü yakınlarındaki Sindel ve Çarıklar köylerinin civarında bulunan fosil ayak izlerinden anlaşılmaktaysa da, bilinen en eski önemli yerleşim merkezi, Salihli'nin 7 km. kadar batısında yer alan Sardes'tir. M.Ö. 547 yılına kadar Lidya toprakları olan bölge, bu tarihte Perslerin eline geçmiş ve M.Ö. 334 yılına kadar Pers yönetiminde kalmıştır.Kralların mezarı olan Bin Tepeler ,Salihli-Gölmarmara yolu üzerinde olup yağmalanmış haldedir.Bu tarihten sonra sırayla Makedonya, Bergama, Roma ve Bizans egemenliğinde kalan yöre, 1300'lerin başında Saruhanoğulları'nın, 1400'de Osmanlı İmparatorluğu'nun yönetimine giren Sart, Aydın Sancağı'na bağlı bir kaza olmuştur. O tarihlerde Sart Kazası'na bağlı bir köy olan ve Veled-i Salih (Salihoğlu) adıyla anılan şimdiki ilçe merkezinin, zaman içinde Sart'a oranla daha hızlı bir gelişim göstererek 18. yüzyıl başlarında kasaba, 1872'de ise Saruhan Sancağı'na bağlı kaza olduğu belgelerden anlaşılıyor. 1927 yılında Saruhan Sancağı'nın adının değiştirilmesinden sonra Manisa'ya bağlı en büyük ilçelerden biri durumunda olan Salihli, 24 Haziran 1920-5 Eylül 1922 tarihleri arasında işgal altında kalmıştır.Salihli’nin Yunan işgali sırasında dönemin Belediye Başkanı Hacı Davut ULAŞ ve encümen üyesi 2 arkadaşı Yunan Manda’sını(diplomasi)(yetki,görev)kabul etmedikleri için sürgün gitmişler ve savaş sonrasındada esir mübadelesinde geriye gelmişlerdir. İlçe ekonomisi, tarım ve tarıma dayalı ticaret ve sanayi ağırlıktadır. Başlıca yetiştirilen tarımsal ürünler çekirdeksiz üzüm, buğday, arpa, pamuk, tütün ve mısırdır. Ayrıca çeşitli sebze ve meyve yetiştirilmekte olup, bunlardan Gökköy ve Allahdiyen köylerinde yetiştirilen kiraz çevrede “Napolyon” kirazı ,Üniversitelerdede “SALİHLİ” kirazı adıyla literatüre geçmiştir.Hayvancılık da, önemli gelir kaynağı olup, 2000′li yıllardan sonra besicilik sayısında artış görülmüştür. İlçe merkezindeki sanayi çarşısına ek olarak; Salihli-Alaşehir-Kula üçgeninde 111 hektarlık alan üzerinde kurulan Salihli Organize Sanayi Bölgesi’nin Salihli’nin ekonomik yaşamına önemli ölçüde katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Salihli’de Akdeniz İklimi hakimdir. Yıllık sıcaklık ortalaması 16 C dir(kış:3-4 C,yaz:17 C). İstisnalar haricinde sıcaklık yıl boyu +5 ila 30 C arasında seyretmektedir. Cephe sistemlerinin bazen fazlaca etkili olması durumunda bahar aylarında günde 4 mevsim yaşanabilmektedir. Şubat 1973′de -20 C gibi değerlerde ölçülebilmiştir. En yüksek nem ocak, şubat aylarında, en düşük nem ise, temmuz, ağustos aylarında ölçülmüştür. Yıllık ortalama yağış miktarı 500 mm civarındadır.Akdeniz yağış rejiminde olması dolayısıyla yağışın %48′i kış,% 27’si ilkbahar,%8′i sonbahar,%7’si de yaz mevsiminde düşmektedir.Ancak bazı yaz aylarında hiç yağış düşmediğide görülebilmektedir.
Beldeleri: Adala, Durasıllı, Gökeyüp, Mersinli, Poyrazdamları, Sart, Taytan, Yılmaz
Köyleri: Akçaköy o Akören o Akyar o Allahdiyen o Bağcılar o Bahçecik o Başlıoğlu o Bektaşlar o Beylikli o Burhanköy o Caferbey o Çakaldoğan o Çaltılı o Çamurhamamı o Çapaklı o Çavlı o Çayköy o Çaypınar o Çelikli o Çökelek o Çukuroba o Damatlı o Delibaşlı o Derbent o Dombaylı o Eldelek o Eminbey o Emirhacılı o Gökköy o Hacıbektaşlı o Hacıhıdır o Hacıköseli o Hacılı o Hasalan o İğdecik o Kabazlı o Kale o Kapancı o Kaplanköy o Karaağaç o Karapınar o Karasavcı o Karayahşi o Kemerdamları o Kemerköy o Kendirlik o Kırdamları o Kızılavlu o Kordon o Köseali o Kurttutan o Mamatlı o Mersindere o Mevlutlu o Oraklar o Ortaköy o Pazarköy o Poyraz o Sindel o Süleymaniye o Şirinyer o Tekelioğlu o Torunlu o Üçtepe o Yağbasan o Yağmurlar o Yaraşlı o Yeniköy o Yenipazar o Yeşilkavak o Yeşilova

Sarıgöl İlçesinin ne zaman kurulduğu kesin olarak bilinmemektedir. Halk arasındaki rivayetlere göre ilçenin bu yerleşim alanı deniz seviyesinden alçakta bir göl imiş. Gerek ilçe çevresinde gerekse ilçenin köylerindeki ören yerleri çevre tarihçesinin çok eski olduğunu göstermektedir. Yazılı kitabelere rastlanmamakta birlikte Dadağlı köyü Alafakı mevkiinde (Han Çeşmesi) ve buradaki konaklama yerinin izleri (temel yıkıntıları) ve çevresindeki mezarlık buralarda milattan önceki bir medeniyetin var olduğunu göstermektedir. Dindarlı köyünün Çarsak yöresinde yanmış bir köy kalıntıları ve bu köye ait Buldan yolu üzerindeki mezarlık (sonradan tarla haline getirilmiş) bu mezarlıktaki taşlarda bulunan latince yazılar aynı köyün Kulu çeşmesi ve çevresindeki bina yıkıntıları burada bulunan bakır paralar, küpler, çeşitli testiler, buralarda İyonların veya lidyalıların egemen olduğunu açıkça belirtmektedir. Emcelli köyü doğu kesiminde süğmezli çeşmesi ve çevresindeki bina kalıntıları, buradaki dört köşeli bir kuyu kalıntısı, kayalara oyulmuş deniz araçlarını bağlama yerleri, şimdiki ovanın göl olduğunun delilleridir. Sarıgöl ilçesi bugünkü yerine burada mevcut gölün kurutulmasından sonra kurulmuştur.Çünkü Saiyra (İZMİR) Magnesia (MANİSA), Sardes (SART), Filedelfia (ALAŞEHİR) ve Hiyerapolis (PAMUKKALE)’ye ulaşan kara yolu Sarıgöl’den geçmekte ve Sarıgöl bu yol üzerinde üçüncü konaklama yeri olarak kullanılmaktaydı. Recep AKINCI, eski Filetelfia (Alaşehir kitabından) ikinci yüzyılın sonlarına kadar başkenti Sart olan lidyalıların egemenliğinde kalan Sarıgöl çevresin daha sonra Romalıların eline geçti. Roma imparatorluğunun 395 ‘te ikiye ayrılmasıyla Doğu Roma (Bizanslıların) eline geçti. 1071 ‘de Alpaslan komutasındaki Selçuklu ordularının Bizansı yenmesiyle Anadolunun fethinde Alaşehir ve Sarıgöl çevresi Selçuklu ordularının Bizansı yenmesiyle Anadolunun fethinde Alaşehir ve Sarıgöl çevresi Selçuklu hakimiyetine girmedi. Bağımsız bir tekfurlu alarak Selçukluların yıkılmasına kadar kaldı. Ancak 1393′de Osmanlı hükümdarı Yıldırım BEYAZIT’ın Alaşehir ve çevresini Osmanlı topraklarına katmasıyla Sarıgöl’de Osmanlı hakimiyetine geçti. Sarıgöl ilçesi MANİSA İline bağlı ve Gediz ovasının başlangıç noktasının doğusundadır.İlçenin doğusunda Denizli İline bağlı Güney ilçesi ve Uşak iline bağlı Eşme ilçesi, Güneyinde Buldan ve Kuyucak, Batısında ise Alaşehir ilçesi vardır. Arazi yüzölçümü 423 km² dir. Denizden yüksekliği 320 metredir. İç Ege nin tüm özelliklerini taşıyan bir coğrafi yapıya sahiptir. İlçenin Güneyinde Boz dağları uzantısı olan Karacaali köyü yakınlarındaki Çal dağı (1430 m.) ve devamı olan Aktaş yaylası daha sonra Kovanoluk ve Süleymaniye dağları uzanarak Denizli ili topraklarına ulaşır. Yine Bozdağları uzantısı ve Dadağlı köyünün Kuzey tarafındaki Türkmen tepesi (900 m.) Dindarlı köyünün kuzeyini kapatan erikli (KOCADAĞ-1400 m.)dir. Daha sonra ise Salihli Kula dağlarının uzantısı olup, Çimentepe (ÇÖPKÖY)?den başlayarak doğuya doğru uzanan Uysal dağı (1314 m.) İlçenin önemli dağlarıdır. Erikli dağı, Aktaş, Çaldağı arasında yüksek bir plato olan üzüm ovası, Erikli dağı ile Uysal dağı arasındaki vadiye Baharlar ovası, Alaşehir çayının güneydoğusundaki Bereketli ve Afşar ovaları belli başlı ovalarıdır. Sarıgöl İlçesi hudutları içerisinde yaz kış akan akarsu mevcut değildir.Ancak ilçenin kuzeyinden geçen ve doğudan, batıdaki Alaşehir çayına karışan Koca çayın yatağına yapılan Buldan Barajı ile İlçenin Alemşahlı köyü civarından çıkıp batıya doğru akarak, Alaşehir Örencik köyüne geçip kuzeye dönen Bayıtlı çayının Afşar köyü hudutları içinde Afşar Sulama Barajı ilçe ovalarını hem sulamakta hem de taşkınlardan korumaktadır.Ayrıca Eşme ilçesinin Taşköy köyünden çıkan ve birçok dereleri aldıktan sonra Batıya doğru akarak Alaşehir çayına karışan Avluboğazı çayı, Kocaçaya Bahadırlar köyü yakınlarında karışan Eziler deresi ilçenin önemli çaylarıdır.
Köyleri: Afşar o Ahmetağa o Alemşahlı o Bağlıca o Bahadırlar o Baharlar o Bereketli o Beyharmanı o Çanakçı o Çavuşlar o Çimentepe o Dadağlı o Dindarlı o Doğuşlar o Emcelli o Güneydamları o Günyaka o Kahramanlar o Karacaali o Kızılçukur o Özpınar o Selimiye o Sığırtmaçlı o Şeyhdavutlar o Tırazlar o Yeniköy o Yeşiltepe o Yukarıkoçaklar o Ziyanlar

Saruhanlı Manisa il merkezine 19 km uzaklıkta yer alan ve İzmir iline sınırı olan bir ilçe. Deniz seviyesinden 43 m yükseklikte kurulmuş olan Saruhanlı’ın genel nüfusu 64.134 merkezi 14900′dür. 890 km2 yüzölçümüne sahip ilçenin 13 belde belediyesi ve 28 köyü bulunmaktadır. Osmanlılar zamanında 150 haneli bir köy olan Saruhanlı, 1956 yılında Manisa’ya bağlı bir ilçe haline geldi. İlçe halkının büyük bir kısmını Balkan Yarımadası’ndan gelen göçmenler oluşturur. İlçedeki halkın çoğu gelirini tarımla sağlamaktadır. Bölgede en çok çekirdeksiz üzüm, pamuk, mısır ürünleri yetişmektedir. Saruhanlı düz ve verimli arazi olan Gediz ovasında yer alır. Gediz nehrinin önemli bir kolu olan Kumçayı, ilçenin kenarından geçmektedir. İlçe Ege'yi İstanbul'a bağlayan İzmir-İstanbul devlet karayolunun üzerinde Manisa’ya 19 km, Akhisar'a 33 km uzaklıktadır. Batıyı Anadolu'ya bağlayan demiryolu, topraklarını ikiye bölerek İç Anadolu'ya doğru uzanır. Saruhanlı'nın yüzölçümü 890 km2, denizden yüksekliği 43 m'dir. İlçe kuzey ve kuzeydoğusundan Akhisar'a ve Gölmarmara'ya batısından Kınık-Bergama, güneyinden Turgutlu ve Ahmetli, güneybatısından Manisa ile çevrelenmiştir. Akdeniz ikliminin etkisindedir. Saruhanlı'nın kesin kuruluş tarihi bilinmiyorsa da (1313-1437) Saruhan Beyliği döneminde kurulduğu düşünülmektedir.Bölgeye ilk yerleşenler göçebelik geleneğinden geliyordu.Giderek yerleşik yaşama alışarak tarımla uğraşmaya başladılar Sevr anlaşmasından sonra Yunanlılar önce İzmir'i sonra (26 Mayıs 1919) Manisa'yı işgal ettiler Saruhanlı'ların büyük direnci yüzünden ancak on dört ay sonra 1920 Haziranında girebildiler. 7 Eylül 1922'de işgalden kurtulan bölgeye, Balkan ülkelerinden ve doğudan gelen Türk göçmenleri yerleştirilmeye başlandı. Saruhanlı topraklarının verimli olması ve boş olması nedeniyle bölgeye sürekli bir göç yaşandı. Bu göç 1960 yıllarına kadar devam etti.
Köyleri: Adiloba o Apak o Aydınlar o Azimli o Bahadır o Bedeller o Çakmaklı o Çaltepe o Çamlıyurt o Çınaroba o Çullugörece o Develi o Gözlet o Hacımusa o Hatipler o Heybeli o Kayışlar o Kemiklidere o Kepenekli o Koyuncu o Lütfiye o Pınarbaşı o Sarıçam o Sarısığırlı o Seyitoba o Şatırlar o Taşdibi o Tirkeş o Yeniosmaniye

Selendi. Manisa ilinin en küçük ilçelerindendir. 1954 yılında, 6324 numaralı karar ile kurulmuştur. Manisa’ya 155 km., Uşak’a ise 70 km. mesafede yer alır.İlçe sınırlarından Gediz Nehri’nin önemli kollarında biri olan Selendi çayı geçer. Asıl geçim kaynağı tütüncülük, hayvancılık ve tarımdır. Ayrıca Pınarlar, Eskin, Terziler, Kürkçü ve Hacıhaliller köylerinde son yıllarda kirazcılık artmıştır. Kınık köyü piknik alanı, Gavur evleri kaya mezarları, Bayraklı anıtı Selendi’nin gezilebilecek yerleridir. Merkez nüfusu 8.108′dir. Köyleri de dahil toplam nüfusu 26.500!dür fakat son 50 yıldır sürekli göç veren ilçenin göç eden kişileri de hesaba katıldığında nüfusu 77.000′i geçmektedir. Manisa’nın en az yoğunluklu ilçesidir. Ayrıca ilçede eskin köyünde bulunan altın-kurşun-krom karışımı maden rezervi bir müddet işletilmiş fakat madenin 49 yıllık kullanım hakkını elinde bulunduran bulgaristanlı firmanın bu ülkede iflas etmesi sonucu maden kapatılmıştır ve yıllardır atıl olarak durmaktadır. Bunların yanında gediz nehrinin en büyük kolu olan selendi çayı kış aylarında gediz nehrinden daha fazla su taşır. İlçenin Yaşar AKGÜN Asım Öztürk, Ali Osman Dönmez, Serdar Çimen, Sedat GÜNAY ve Oktay AKYÜZ gibi kitapları yayınlanmış yazar ve şairleri vardır. İlçenin tarihinde aldığı en büyük yatırımlar; tekel yaprak tütün depolama işletmeleri ve yatılı ilköğretim bölge okuludur. Selendi’nin tarhana, höşmerim, keşkek ve yufkası meşhurdur. ilçede üretilen Amerikan tipi küçük yapraklı tütünler çok değerlidir. Selendi Kasabanın adı, Kara Selendi civarında kalıntılarına rastlanmış, eski Lidya kenti, Slandos’tan gelir. Lidya şehri, başkent Sard’a bağlı idi. M.Ö. 7. yüzyılda Pers Kralı Kross’un baskıları ile gerilemeye geçmiştir. Bu süreç sonunda perslerin yönetimine geçmiştir. Büyük İskender’in ilerlemesiyle, şehir M.Ö. 332 yılında makedon egemenliğine girmiştir. Makedon egemenliğinin zayıflamasıyla Bizans İmparatorluğu’nun hükmüne girmiştir. İlçedeki Türk egemenliğini ancak, Germiyanoğulları sağlayabilmiştir. Germiyan oğlu Yağız Ali Şir Bey Selendi’yi, Kula ve Alaşehir ile birlikte 1282 yılında ele geçirmiştir. Bu dönemde, yönetimsel olarak, kent Kula’ya bağlıdır. Daha sonra, Osmanlı Devleti’nin gelişimi ile kontrolü osmanlılara geçmiştir.
Köyleri: Altınköy o Aşağıgüllüce o Avlaşa o Beypınar o Çalıklı o Çamköy o Çamlıca o Çampınar o Çamyayla o Çanşa o Çıkrıkçı o Çinan o Çortak o Dedeler o Dumanlar o Eskin o Hacılar o Halılar o Havaoğlu o Kabaklar o Karabeyler o Karakozan o Karaselendi o Karataşterziler o Kayranlar o Kazıklı o Kınık o Kurşunlu o Kürkçü o Mıdıklı o Mollaahmetler o Omurlar o Pınarlar o Rahmanlar o Satılmış o Selmanhacılar o Şehirlioğlu o Tavak o Tepeeynihan o Turpçu o Yağcı o Yenice o Yukarıgüllüce o Zıramanlar

Soma, Yunt Dağı silsilesinin eteklerine kurulmuştur. Savaştepe Fay Hattı da denilen ve Balıkesir’in Pamukçu beldesinden başlayıp Bergama’ya kadar uzanan Türkiye’nin en aktif fay hatlarından birinin üstündedir. Soma ilçesi adı burada önceden çok bulunan somako adındaki bir çiçek türünden gelir. Manisa ilinin kuzey kapısıdır. Kuzeyden, Balıkesir’in Savaştepe ve İvrindi ilçelerine komşudur. Güneyinde Manisa’nın Akhisar ilçesinin Akhisar beldesi, doğusunda Kırkağaç ilçesi bulunurda Manisa’yı bir başka ile daha komşu eder, Soma;batısındaki Kınık ve Bergama ilçeleri ile İzmir’e 135 kilometre mesafedeki Soma’nın ilçe merkezi, Kırkağaç-Kınık-Savaştepe karayollarının kavşak noktasımda ve Bergama-Akhisar karayolu ile İzmir-Bandırma demiryolu üzerindedir.
Köyleri: Adilköy o Akçaavlu o Bayat o Beyce o Boncuklu o Bozarmut o Büyükgüney o Büyükışıklar o Çatalçam o Çavdır o Çevircek o Darkale o Deniş o Dereköy o Devlethan o Dualar o Duğla o Evciler o Eynez o Göktaş o Hacıyusuf o Hamidiye o Hatunköy o Heciz o Kaplan o Karacahisar o Karacakaş o Karaçam o Kayrakaltı o Kızılören o Kirazköy o Kobaklar o Koyundere o Kozanlı o Kozluören o Kumköy o Küçükgüney o Menteşe o Naldöken o Pirahmet o Sarıkaya o Sevişler o Söğütçük o Sultaniye o Tabanlar o Tekeliışıklar o Türkali o Türkpiyale o Ularca o Uruzlar o Vakıflı o Yayladalı o Yırca

Turgutlu (eski adı: Kasaba) Manisa’nın bir ilçesi. Yüzölçümü 530 km², nüfusu 116.000′dir. (Manisa ilçelerinin merkez nüfusu en büyük ilçesi.) Turgutlu, Sultan II. Murat devrinde Dalbahçe Köyü dolaylarına yerleşen Turgud Aşireti tarafından kurulmuştur. Önce Dalbahçe Köyü civarında kurulmuş, zamanla ovaya inerek bugünkü yerini almıştır. Yunanlılar, İzmir’i işgalden 10 gün sonra da Turgutlu’yu işgal etmişlerdir. Bu tarihten, 7 Eylül 1922 yılına kadar İlçe işgal altında kalmıştır. Kurtuluş Savaşımızın başarı ile sonuçlanması üzerine kurtulmuş ancak Yunan askeri giderken şehri, Bozkurt ve Küllük Mahalleleri hariç tamamen yakmışlardır. Turgutlu; doğusunda Ahmetli, batısında Manisa, Kemalpaşa, kuzeyinde Saruhanlı, güneyinde Ödemiş ve Bayındır İlçeleri ile çevrilidir. Ege Denizinin 55 km doğusunda olup, denizden yüksekliği 78 metredir. Yüzölçümü 530 km.dir. Turgutlu’nun ekonomik yapısı, tarıma ve sanayiye dayalıdır. İlçenin % 54′ünde tarım yapılmaktadır. Turgutlu’da Gediz Havzasının verimli topraklarının bulunması ve Akdeniz r. Çekirdeksiz üzüm, pamuk, tütün, domates, buğday, kiraz, şeftali, erik ve zeytin, ziraatı yapılan başlıca ürünlerdir. Sofralık üzüm üretimi önem kazandığından yayla bağcılığı gelişmektedir. Pamuk tarımı Gediz Havzasında yapılmaktadır. Tütün, kırsal kesimin geçim kaynağıdır. Kapari, kekik gibi alternatif bitkiler ekimi tanıtılmaktadır. Hububat; kırsal alanlarda tütün, taban arazilerde pamukla münavebeye girmektedir. Arpa üretimi, hayvanların yeşil ot ihtiyacını karşılamak için yapılmaktadır. Meyvecilikte şeftali, kiraz, erik ve incir üretimi önemlidir. Kiraz ve incir ihraç edilmektedir. Zeytin ağacı sayısı azdır. İlçede konserve fabrikalarının etkisi ile domates, biber ve hıyar ekimi önem kazanmıştır. Hayvancılık bitkisel üretim kadar önemli değildir.



tarih: 12-14-2010 07:05 PM
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


Şu Anki Saat: 05:07 AM


Powered by vBulletin® Version 3.9.0
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.

Kız Arkadaş kız arkadaş, bedava kız arkadaş, kız arkadaş ara


kız arkadaş , bayan arkadaş , at yarışı , at yarışı sonuçları

kizarkadas.gen.tr seviyeli bir arkadaşlık sitesidir. Site içeriği site üyeleri tarafından oluşturulmaktadır. Sitedeki paylaşımlar üyelerin sorumluluğundadır. Site yöneticileri uygunsuz içerikleri tesbit ettiği takdirde o içeriği yayından kaldırmaktadır. Herhangi bir şikayet, istek ya da önerileriniz için bu linkteki foruma mesaj yazınız.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77